Sürdürülebilirlik Gündemi ve İş Dünyası

By Fortune Türkiye

Sürdürülebilirlik alanında uzmanlaşmayı ve bunu rekabet avantajına dönüştürmeyi başaran şirketler; geleceğinmarkaliderlerivepazarındarekabetyaratanoyuncular olarakkarşımıza çıkıyor. İşletmeler açısından bakıldığında şirket çıkarlarının toplumsal çıkarlar ile çatışmadığı, sadece ekonomik açıdan büyümenin değil, sosyal ve çevre konularının da şirket konularına dahil edildiği bir yönetim anlayışı önem kazanıyor.

Bugün sadece kendi sektöründe değil, yönetim şekli tüm sektör oyuncuları tarafından takip edilen mercek altına alınan işletmeler ekonomik olarak büyürken topluma sağladığı katma değer ile birlikte büyüyor. Sosyal konuları gündemine alan ve ekonomik faaliyetlerini ilgili olduğu sosyal konulara ya da katkı sağlayabileceği farklı toplumsal konulara dokunduran şirketler tüketici algısında tercih edilen marka, bulunduğu topluma hizmet eden bir üretici ve tüketicilerin kendini yakın hissettikleri yerel bir olgu haline geliyor.

Fortune Türkiye’nin Türk iş dünyasının üst düzey yöneticilerini bir araya getirdiği Fortune C-Suite Premier Club Buluşmaları’ndan birinde sürdürülebilirlik konusu ele alındı.

Sürdürülebilirliği bütünsel bir yaklaşımla ele alan çalışmalar, ekosistemi iyi bir noktaya getirmeye aday. Sürdürülebilirlik yatırımları ve geleceğe yönelik hedefleri, yöneticilerin ajandasındaki önemli başlıklarla dinledik.


“YEŞİL DÖNÜŞÜM VE YENİLENEBİLİR ENERJİYİ 7 YIL ÖNCE GÜNDEME ALDIK”

ALP GÜRDİL • OTOYOL IŞLETME VE BAKIM A.Ş GENEL MÜDÜRÜ

“İstanbul-İzmir Otoyolu boyunca 31 noktada bulunan Oksijen Tesisleri’nde, müşteri odaklı olduğu kadar sürdürülebilirliği de önceleyen bir işletmecilik anlayışıyla hizmet veriyoruz. Yılda ortalama 90- 100 milyon arası yolcuyu ağırlayan Oksijen Tesisleri olarak, çevreye duyarlı olma prensibiyle hareket ediyor ve tüm tesislerimizde atık yönetimini teşvik ediyoruz. Attığımız somut adımlardan bahsetmek gerekirse, örneğin işlettiğimiz 8 adet arıtma tesisinde, Oksijen’lerde kullanılan suyu filtreleyerek doğaya veriyor, ayrıca enerji verimliliği konusunda da sürdürülebilir çözümler benimseyerek, doğal kaynakları korumaya özen gösteriyoruz. Yeşil dönüşüm ve yenilenebilir enerji konusunda ilk adımı 7 yıl öncesinden attık ve Elektrikli Araç Şarj Cihazları ile ilgili yatırım hamlemiz, iletim hatları kısıtına rağmen tüm tesislerin bugün asgari hizmet etme kapasitesine ulaşmış durumda.

Bir başka adım olarak tüm Oksijen Tesisleri’ndeki toprak alanlarda ağaçlandırma faaliyetlerimiz devam ediyor. Önümüzdeki dönemde yapay zekanın ve yenilenebilir enerjinin toplam sürdürülebilirlik hedeflerimize son derece önemli katkıda bulunacağı düşüncesiyle bu alanlarda da katılımımızı artırma kararlılığındayız. Her alanda olduğu gibi iş yapış biçimlerimizi de sürdürülebilir bir hale dönüştürmek ve her firmanın bu konuda üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmesi, çocuklarımıza mutlu ve güven içinde yaşayacakları yeşil bir dünya bırakmamızın garantisi olacaktır.”


‘VERİMLİLİK KONUSUNU SÜRDÜRÜLEBİLİRLİKTE İLERİYE TAŞIYORUZ’

BÜLENT ŞEN • DE-CIX TÜRKIYE BÖLGE DIREKTÖRÜ

“DE-CIX olarak, dijital iletişim için kritik öneme sahip bir altyapının işletmecisi olarak çevresel sürdürülebilirlik gibi alanlarda da sorumluluklarımızın bilincindeyiz. Dünya çapındaki faaliyetlerimiz kapsamında, yaklaşık 30 yıldan bu yana, yani DE-CIX’in kuruluşundan beri, verimlilik konusunu daha da ileriye taşımak için çalışıyoruz. Her şeyden önce bu, verimliliğin artmasına katkıda bulunan mevcut en modern donanımların, her aşamada, kullanımını içeriyor. Ayrıca enerjinin verimli kullanılması, güç kullanımının kontrolü ve otomasyon anlamında cihazların verimli bir şekilde birbirine bağlanması, ancak birbirine bağlantıların artması ve sürekli hızlanmasıyla mümkün olabilir. Ancak sonuçta sürdürülebilirlik söz konusu olduğunda da veri merkezlerinde alan kiralayan kiracılar olarak, bu veri merkezlerindeki altyapı koşullarına bağımlıyız. Veri merkezi ortaklarımızın (atık ısı konusu gibi) ekolojik konuları ileriye taşıma konusundaki desteği bunun açıkça kanıtı olarak ortada.”


‘SÜRDÜRÜLEBİLİR BİR DÜNYA İÇİN ÇALIŞIYORUZ’

EDA ULUCA CAN • SODEO PLUXEE TÜRKIYE ÜLKE MÜDÜRÜ

Çevre ve topluma fayda sunmaya odaklanan çalışmalarımızla sürdürülebilirlik vizyonumuzu geliştirerek kendi sektörümüzde karbon ayak izini azaltma hedeflerini uluslararası boyutta onaylatan ilk şirket olduk. Sürdürülebilirlik alanında attığımız adımlarla, Bilim Temelli Hedefler Girişimi (SBTi) tarafından onaylanan karbon azaltma hedeflerimizle sektörde bir ilke imza attık.

Bu onayla birlikte, 2025 yılına kadar yüzde 100 yenilenebilir elektrik kullanımına geçmeyi, karbon emisyonlarını 2030’a kadar yüzde 65 oranında, 2035’e kadar da yüzde 90 oranında azaltmayı taahhüt ediyoruz. Bilim Temelli Hedefler Girişimi’nin onayı, sadece şirketimiz için değil, aynı zamanda sektörümüz ve daha yaşanabilir bir dünya hedefi için de önemli bir adım. 

Pluxee olarak, karbon ayak izimizi azaltmaya yönelik çalışmalarımızı ‘Dijital Tohum’ adını verdiğimiz projemiz altında birleştirdik. Üye iş yerlerimiz yüzde 99 oranında e-faturaya geçti ve bu sayede fatura için kullanılan aylık 100 bin kâğıttan tasarruf edildi. Pluxee kullanıcılarımızın mobil ödeme oranını ise yüzde 85’in üzerine çıkardık. Pluxee Global olarak UN Global Compact üyesi  olarak kadının iş hayatında güçlenmesini destekliyoruz.

Çalışanlarımızın %46’sı, orta kademe yöneticilerimizin %42’si, üst yönetim ekibimizin %44’ü, globaldeki yönetim komitemizin %50’si kadın çalışanlardan oluşuyor. 2026 yılına kadar küçük esnaf ve işletmeler için yarattığımız iş hacmini üç katına çıkarmayı hedefliyoruz. Ayrıca geçtiğimiz yıl Ihtiyaç Haritası ile hayata geçirdiğimiz Yanında Platformu kapsamında, depremden etkilenen 400 öğrenciye yemek ve gıda desteği sağladık. Gelecek dönemde ise, gençler ve kadınlara yönelik sosyal etki odaklı çalışmalarımızla platformumuza yön vermeyi planlıyoruz.” 


‘DÜŞÜK KARBONLU EKONOMİYE GEÇİŞTE, YENİLİKÇİ ÇÖZÜMLERİ FINANSE EDİYORUZ’

EMRE KARTER • CITIBANK TÜRKIYE GENEL MÜDÜRÜ

“Sürdürülebilirlik, günümüzde iş dünyasının gündeminin en üst sıralarına yerleşmiş durumda ve artık şirketler için sadece stratejik bir unsur değil, aynı zamanda önemli bir sorumluluk olarak kabul ediliyor. Şirketler, sürdürülebilirlik ilkelerini iş stratejilerinin merkezine yerleştirerek uzun vadeli başarılarını sağlama yolunda önemli adımlar atıyorlar.

Çevresel ve sosyal etkileri göz önünde bulundurarak faaliyet gösteren şirketler, sadece bugünkü ihtiyaçları değil, gelecek nesillerin de gereksinimlerini karşılamaya odaklanıyor. Sürdürülebilir finans da bu konuda yapılan çalışmaları destekliyor ve Citi’nin Türkiye de dahil olmak üzere birçok pazarda müşterilerinin uzun vadeli öncelikleri arasında yer alıyor. 

Düşük karbonlu bir ekonomiye sorumlu bir şekilde geçişi desteklemek amacıyla, yenilenebilir enerji ve temiz teknoloji gibi alanlarda yenilikçi çözümleri finanse etmek için müşterilerimizle birlikte çalışıyoruz. Bu bağlamda, Türkiye’deki finansal oyuncuların son bir yılda gerçekleştirdikleri dış kaynaklı sendikasyon kredileri ve bono ihraçlarının büyük kısmının sürdürülebilir finansman olmasını son derece önemli buluyoruz.”


‘KÜRESEL ETKİ İÇİN, PAYDAŞLARIMIZLA GÜÇLERİMİZİ BİRLEŞTİRMEYİ HEDEFLİYORUZ’

GAMZE ARBAK • PHILIPS TÜRKIYE GENEL MÜDÜRÜ

“Philips’te amacımız anlamlı yeniliklerle insanların hayatını iyileştirmek. Bu nedenle sürdürülebilirlik de iş stratejimizin merkezinde yer alıyor.

Giderek büyüyen, yaşlanan nüfus ve artan kronik hastalıkların birlikte oluşturduğu yük, enerji kriziyle birleşerek, sağlık sektöründe sürdürülebilir bakım modellerine yönelik büyük bir ihtiyaç yarattı. Dünyadaki sağlık sistemleri yüksek miktarlarda atık oluşumuna neden verirken, aynı zamanda küresel CO2 emisyonlarının yüzde 4’ünü oluşturuyor. Bu kapsamda BM’nin Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri ile uyumlu olacak şekilde 2025 Sürdürülebilirlik Hedeflerimizi Çevresel, Sosyal ve Yönetim başlıkları altında belirledik.

Çevresel hedeflerimiz arasında; 2025 yılına kadar ürünlerimizin enerji verimliliğini arttırarak CO2 emisyonunu azaltmak, yeni ürünlerin yüzde 100’ünün Philips EcoDesign’a uygun olması (AB Çevreci tasarım direktifine istinaden), operasyonel atıklarımızın yüzde 95’ini geri dönüştürmek, gelirlerimizin yüzde 25’ini döngüsel ürün ve çözümlerden elde etmek yer alıyor. Sosyal hedeflerimizi hayatı iyileştirme odağımız doğrultusunda belirliyoruz. Amacımız 2030 yılına kadar dünyada yılda 2,5 milyar insanın hayatını iyileştirmek. Yönetimsel hedeflerimiz doğrultusunda ise tüm çevresel, sosyal ve yönetim verilerinin en üst düzey firmalar tarafından denetlendiğini taahhüt ediyoruz. Sürdürülebilirlik konusunda küresel boyutta bir etki yaratmak için hem kamu hem de özel sektörde yer alan tüm paydaşlarımızla güçlerimizi birleştirmek istiyoruz.”


‘DOĞAYLA UYUMLU VE SÜRDÜRÜLEBİLİR İŞ MODELİYLE, GÜVENLİ GIDA ÜRETİYORUZ’

MELİKE KOÇOĞLU • ALARKO TARIM GRUBU GENEL MÜDÜRÜ

“2050’ye geldiğimizde dünyada nüfus 10 milyara ulaşacak ve bugüne oranla en az yüzde 70 daha fazla gıda üretmemiz gerekecek. Pandemi ve sonrasındaki süreçte ortaya çıkan jeopolitik gelişmeler, gıdanın stratejik bir sektör olduğunu ve tedarik zincirlerinin kırılgan yapısını bize bir kez daha hatırlattı. Doğayla uyumlu ve sürdürülebilir bir iş modeliyle, dünyamız ve ülkemiz için sürdürülebilir, sağlıklı ve güvenli gıda üretebilmek için yola çıktık.

Modern seracılık faaliyetlerimizde, ülkemizin yenilenebilir ve temiz doğal kaynaklarından jeotermal enerjiyi modern teknoloji ve iyi tarım uygulamalarıyla bir araya getiriyoruz. Yeni ve katma değerli bir teknoloji kullandığımız mikro granül gübre işimizle toprağımızın yanlış ve yüksek miktarda gübre kullanımıyla yorulmasının önüne geçiyor, bitkisel üretimde ciddi verimlilik katkısı sunuyoruz. Gıda sanayi tarafında, katkısız ve besin değeri yüksek kurutulmuş meyve ve sebzelerin yurt içi ve yurt dışı pazarda kullanımını ve tüketimini artırmayı hedefliyoruz. Ar-Ge çalışmaları devam eden tohum ıslahı işimizle de ülkemizin coğrafyasına ve iklimine uygun, kaliteli, sağlıklı, uzun ömürlü tohumlar yetiştireceğiz. Alarko Tarım Grubu olarak aynı zamanda eşitlik ve gelişim kültürünü de yeşertiyoruz. Tarımda güvenceli kadın istihdamı konusuna öncülük ediyor, %75’i kadınlardan oluşan çalışanlarımızla birlikte yerel ekonomilerinin kalkınmasına ve güçlenmesine ciddi katkı sunuyoruz.”


‘İŞ YAPIŞIMIZIN ODAĞINA SÜRDÜRÜLEBİLİRLİĞİ KOYDUK’

ÖZGÜR GÜNAYDIN • BORUSAN CAT CEO’SU

“Borusan Cat olarak her zaman, ’‘Daha Iyi Bir Dünya Için Çözüm Üretiriz’’ şirket amacıyla çalışıyoruz. Amacımızda belirttiğimiz ‘‘Daha iyi bir dünya’’ söyleminin anahtarı da sürdürülebilirlik. Şirket amacımızın yanına yol gösterici olarak Borusan Grubu’nun iklim, insan ve inovasyon başlıklarını kapsayan sürdürülebilirlik stratejisini alarak, iş yapışımızın odağına sürdürülebilirliği koyduk.

Tüm operasyonlarımızı bu stratejiye katkı sağlayacak şekilde dönüştürür ve geliştirirken, gezegenimize ve insanımıza değer katacak, yenilikçi projeleri hayata geçiriyoruz. Çok katmanlı bir çatı olarak kurguladığımız sürdürülebilirlik anlayışımızla her zaman bireye, topluma ve dünyamıza karşı sorumlu davranmaya devam edeceğiz. Borusan CAT olarak, 30. yaşımızı kutlarken, bugüne kadar başardıklarımızla gurur duyuyor, bu başarıları aynı tutkuyla çalışma devam etmemiz gerektiğinin bir hatırlatıcısı olarak görüyoruz.”


‘SIFIR ATIK, DÖNGÜSELLİK, TEKNOLOJİ VE İNOVASYONDA ÖNEMLİ ADIMLAR ATTIK’

SERHAN GİRAY • ARZUM TICARETTEN SORUMLU GENEL MÜDÜR

“Arzum olarak uzun yıllardır sürdürülebilirlik odağında yatırımlar gerçekleştiriyor, sektördeki örnek uygulamalarımızla topluma ve çevreye duyarlı marka anlayışıyla hareket ediyoruz. Bu doğrultuda, “Arzumuz, Daha Iyi Bir Gelecek” stratejimize paralel olarak, geçtiğimiz yıl ilkini hayata geçirdiğimiz sürdürülebilirlik raporumuzu, kamuoyuyla paylaştık. Bu raporla
birlikte sürdürülebilirlik yol haritamızı belirlerken, operasyonlarımızda ve iş süreçlerimizdeki sürdürülebilir uygulamalara da yer verdik.

Bu anlamda iklim değişikliği ile mücadele ve adaptasyon, etkin atık yönetimi ve sıfır atık, döngüsellik, etkin değer zinciri, risk
ve fırsat yönetimi ile sürdürülebilirlik için teknoloji ve inovasyon anlamında birçok adım attık, yatırım yaptık. Arzum olarak atık kartonların dönüştürülmesi yöntemiyle bir yılda 47 ton atık kartonu dönüştürdük. Sevkiyatlarımızda kullanarak bir yılda 64 km uzunlukta hava yastığı bobini ve 57 km uzunlukta kâğıt bobin kullanımını sonlandırdık. 2020’de başlattığımız ürün yenileme projesi ile 2023 yılında 2 bin 443 ürünü yenileyerek ve 1 yıl garanti desteği sunarak tekrar kullanıma kazandırdık.”


‘KARBON AZALTMA PROJELERİNE YATIRIM YAPIYORUZ’

TODORI KALAMARIS • CONRAD ISTANBUL BOSPHORUS GENEL MÜDÜRÜ

“Hilton’un Türkiye’deki lüks konseptli otellerinden Conrad Istanbul Bosphorus olarak sürdürülebilirlik marka ilkelerimizin en başında yer alıyor ve bu doğrultuda çevremize ve doğaya daha fazla katkı sağlayacak
farklı uygulamaları hayata geçiriyoruz.

Marka olarak öncelikle 2030 yılına kadar karbon ayak izimizi yarı yarıya azaltmayı ve sosyal sorumluluk alanındaki gönüllülük aktivitelerimizi iki katına çıkarmayı hedefledik. Bu doğrultuda enerji verimliliğini artırmaktan, atık yönetimini iyileştirmeye ve yerel topluluklarla iş birlikleri yapmaya kadar pek çok alanda çalışmalarımız bulunuyor. Özellikle enerji ve su tasarrufu konusuna oldukça önem veriyoruz.

Tüm plastik kullanımlarımızı minimuma indirdik ve tüm atıklarımızı ayrıştırıyoruz. Otel bünyesinde kullandığımız gri su sistemi ile odalarda kullanılan ve arıtılan suyu rezervuarlarda kullanıyoruz ve büyük ölçüde su tasarrufu sağlıyoruz. Ayrıca misafirlerimize karbon nötr toplantılar yapma imkanı sağlıyoruz. Toplantı ve etkinliklerin karbon ayak izini, ödüllü performans yönetim platformumuz LightStay ile hesaplayarak ClimeCo iş birliği ile karbon azaltma projelerine yatırım yapıyoruz. Gıda israfını en aza indirmek için Ramazan ayında hayata geçirdiğimiz sürdürülebilir gastronomi programı ‘Green Ramadan’ programımızı “Green Breakfast” programı ile de kahvaltılarımızda uygulamayı planlıyoruz. Bu sayede gıda atıklarının da büyük ölçüde azaltılmasını hedefliyoruz.”

BENZER MAKALELER

SON MAKALELER

Loading...