“Buzdağının görünmeyen yüzü”… Bu söylemi Petrol Ofisi Grubu CEO’su Mehmet Abbasoğlu, hem şirket içinde hem de katıldığı toplantılarda sık sık dile getiriyor. Petrol Ofisi Grubu’nun gücü ve büyüklüğünden bahsederken kullandığı bu betimleme son iki sene içindeki önemli projelere yapılan liderliklerle daha da anlam kazanıyor. – Şule Laleli
Son yıllarda yaşanan jeopolitik riskler ve küresel enflasyonda yaşanan dalgalanmalar enerji güvenliği, erişilebilirliği ve sürdürülebilirlik ekseninde oldukça önemli. Petrol Ofisi’nin liderlik ettiği alanlar da bu nedenle gündemde. Buzdağı’nın görünmeyen yüzünde 12,5 milyar dolar ciroya sahip dev bir şirket var. Petrol Ofisi Grubu, Petrol Sanayi Derneği (PETDER) 2024 verilerine göre; 140 bin 417 ton satış miktarı ve yüzde 30 pazar payı ile madeni yağlar ve kimyasallar pazarının aralıksız 15 yıldır lideri.
Şirket son iki senedir bp satın alma operasyonunu özenle yönetiyor. Öyle ki; biyodizel yatırımlardan, havacılık, denizcilik ve madeni yağ operasyonlarına, terminal ve istasyon ağlarından enerji ile ilgili alanlara kadar önemli bir iş aksiyonu planına sahip. “Petrol Ofisi Grubu olarak Türkiye’de; havada, karada ve denizde olmak üzere enerjinin kesintisiniz yayılımı için dev bir altyapı ekosistemiyiz” diyen Mehmet Abbasoğlu, verime, ortak faydaya ve sürdürülebilir ekonomik büyümeye odaklı iş stratejilerini Fortune ile paylaşıyor. bp’nin Petrol Ofisi istasyonlarına dönüşme operasyonu gündemdeki ilk konumuz oluyor. Hem altyapı hem kurumsal hem de operasyonel manada stratejik hesaplamalar zahmetli bir süreci de beraberinde getirmiş. Operasyon sonrasında bp’nin BP Turkey Refining Limited ve BP Petrolleri A.Ş.’deki hisseleri ile ATAŞ, Çekisan ve Ambarlı ortak girişim terminallerindeki payları Petrol Ofisi Grubu’nda artık. İstasyon dönüşümü hamlesinin ilk adımı, İpek Yolu üzerindeki tarihi şehir Tokat’ta gerçekleşti.
Abbasoğlu o gün yaptığı konuşmada; “İstasyon dönüşümüne Anadolu’muzun kalbinden başladık. Böylece ülke sathında sayısı 2 bin 700’leri bulacak bir istasyon ağına doğru ilerliyoruz. Bu açılışla, gelecek çekim merkezi istasyonların, bulundukları bölge ekonomisine ve sosyal refaha sağlayacağı katkının çok kıymetli olduğunu düşünüyorum” diyordu. Bu sosyal katkıyı ve yansıyan ruhu ise bugün şöyle izah ediyor: “bp’yi herkes müşteriye dokunan yönüyle yani müşteri olarak benzin aldığı istasyonlar olarak biliyor ki bu çok doğal. Ancak biz bu satın almayla, 1,3 milyon metrekarede yer alan ATAŞ Rafineri’ye ve 1,5 milyon metreküpten fazla bir depolama tesisine sahip olduk. Alt yapı konusunda önemli bir satın almaydı bu. Enerji ticareti yapan bir şirket olarak ölçek ekonomisiyle yakından ilgiliyiz. Bu alt yapı tesislerinin kazanımı bize sinerji olarak çok ciddi katkı sağladı.” Sürecin bir diğer zorlu tarafı da konjonktürel açıdan gündeme geldi.
Abbasoğlu; “Rusya Ukrayna’ya savaş açtı. Uzun bir süre Rusya ve Türki Cumhuriyetler’den gelen moleküller konusunda nasıl bir yol izleyeceğimizi düşündük, hesaplamalar yaptık. Bu süreç devam ederken, 2024 Şubat ayında ülkemizi derinden sarsan büyük Hatay depremini yaşadık. Deprem fiyatlama konusunda farklılaşmalara gidilmesini gündeme getirdi. Ancak yine de arka arkaya yaşanan olumsuzluklara rağmen satın alma sürecini başarıyla devam ettirdik” diyor. Petrol Ofisi Grubu’nun bu süreçte gündeme aldığı bir diğer konu da teknoloji oldu. Satın alma sürecinde istasyonlarda kesinti olmaması, faturalaşma ve operasyonel süreçlerin devam etmesi ve sisteme entegre edilmesi aşamaları, büyük bir titizlikle gerçekleştirildi. İstihdamda ise yaklaşık 250 çalışan işe dahil edildi. Teknolojiyle beraber büyük bir veri ve data yönetildi. Analizlerle ilerlendi. Bugün gelinen noktada ana konular; dönüşüme giren istasyonların mevcut kurumsal kimliğe uyumu, geçişi ve sürdürülebilir stratejilerle yönetimi olarak dikkat çekiyor. Havada, denizde ve karada; konvansiyonel, geçişsel ve yenilenebilir enerji kaynaklarına hizmet eden, entegre ve yaşayan dev ekosistem Petrol Ofisi’nin önünde büyük adımlar var.
“Bir akaryakıt dağıtım şirketinin çok ötesindeyiz. Petrol Ofisi Grubu’nu bir enerji altyapı şirketine dönüştürüyoruz. Altyapı ve insana dokunan her türlü yatırım, bizim için değerlendirilmesi gereken birer fırsat. Bu yatırımları hayata geçirirken ülkemizin ulusal ve uluslararası enerji stratejisiyle eş güdümlü hareket ediyoruz” diyen Abbasoğlu; akaryakıt ve madeni yağ pazarlarındaki geleneksel liderliklerini güçlendirmek için yatırımlarına devam ettiklerini söylüyor. Hedef, sadece bir akaryakıt dağıtım şirketi olmak değil, enerji altyapı şirketine dönüşmek. Bu büyük dönüşümü Petrol Ofisi, “deneyim mükemmelliği” ile hayata geçiriyor. Dijitalleşmeyi kaldıraç olarak kullanıyor. Bu liderliğin arkasında sadece pazara sunulan ürünlerin teknolojik üstünlüğü değil, bilhassa perakende dünyasında müşterilere sunulan hizmetlerin kalitesi var. Müşteri deneyimi ise en önemli konu. Türkiye’nin en uç noktalarına kadar yayılmış ağa sahip olan Petrol Ofisi Grubu için bunun önemi fazla. Bu yüzden tüm hizmet ve çözümleri deneyim odaklı. Değişen koşul ve ihtiyaçlara hızla adapte olabilen bir anlayış hakim. Bunun için perakende dünyasındaki gelişmeleri yakından takip ederken, müşteri deneyimini daha da iyileştirecek yatırımlar yapılıyor. Mesela; sandviç, doğal meyve suları ve sıcak fırın ürünlerinden oluşan ürün yelpazesine ek olarak önemli markalarla geliştirilen iş birlikleri var. İstasyon deneyimleri gerek yapay zekâ destekli gerekse mobil uygulama üzerinden anlık olarak ölçümleniyor. Çalışanların ve bayilerin performans değerlendirmesi sistem üzerinden takip ediliyor.
Öte yandan tüketicilerin artan kişiselleştirilmiş kampanyalara yönelik ilgisini karşılayabilmek ve Petrol Ofisi müşterisini daha iyi tanımak adına, sadakat sisteminin alt yapısı güncel teknoloji ile yenilenmiş. Başından sonuna tüketici araştırmaları ve birebir müşteri görüşmeleri ışığında müşteri ihtiyaçlarına göre kurgulanan yeni nesil mobil uygulamalar, kişiye özel kampanyalar, tüm işlem geçmişlerini görebilecekleri ekranlar, yolda dinleyeceği müzik seçimine kadar her bir ayrıntı teker teker düşünülerek ve titizlikle değerlendirilerek hayata geçiriliyor. Teknoloji odaklı, yenilikçi, tüketicinin günlük ihtiyaçlarına yönelik ürün ve hizmetler geliştirmek birinci önceliğimiz” diyen Abbasoğlu, Petrol Ofisi Grubu olarak teknoloji ve inovasyonun Türkiye’nin rekabet gücü, ekonomik büyümesi ve refah kalitesindeki artışın en temel unsurlarından biri olduğuna inandıklarının altını çiziyor. Bu kapsamda küresel çapta sektörün en güncel yeniliklerini yakından takip ettiklerini söylüyor.
İkinci el araç satışından tüketici finansmanına, fintech çözümlerinden Türkiye sınırlarını aşma potansiyeline sahip mobil oyun teknolojilerine yatırım yaptıklarını söylüyor. Türkiye’de ikinci el araç ticaretinde VavaCars; fantezi futbol oyunu Sosyal Ligi hayata geçiren Petrolig Games; ticari kredi sürecini tamamen dijital dünyaya taşıdığı finansman şirketi Credin bunlardan sadece birkaçı. Abbasoğlu’nun altını çizdiği konulardan biri de; toplumsal cinsiyet eşitliği ve erişilebilirlik. Girişimciliğin kadınların ekonomiye katılmasında çok önemli rol üstlendiğini düşünüyor. Kadın çalışanların iş yaşamını destekliyor. Performans ölçme ve değerlendirme, kariyer planlaması, ödüllendirme ve terfi, eğitim-gelişim programları olmak üzere tüm insan kaynakları süreçlerinde herkese eşit fırsat tanımak oldukça önemli.
Abbasoğlu ayrıca; adil ve eşit ücretlendirmeyi, dil, din, ırk, yaş, etnik kimlik ve cinsiyeti ücretlendirmede bir kriter olarak almamayı, eşitlikçi ve kapsayıcı bir dil kullanmaya üst düzeyde özen gösterdiklerini söylüyor. Petrol Ofisi Grubu aynı zamanda genel merkez, bölge müdürlükleri, madeni yağ fabrikası, akaryakıt ve LPG terminallerini kapsayan bağımsız denetim sonrası sektöründe İş’te Eşit Kadın Sertifikası almaya hak kazanan ilk şirket. İş hayatında kadınlara eşit haklar ve fırsatlar sunma konusunda uyguladığı politikalarla bu konuda da sektöre liderlik ediyor.