Şule Laleli – Medeniyetler kenti Hatay, kadim ve kadim olduğu kadar jeopolitik olarak önemli, önemli olduğu kadar da kıymetli bir şehir. Tarihsel medeniyetleri barındıran özelliği bakımından aynı zamanda özel bir kent. İşte tam da bu konuda doğduğu büyüdüğü topraklarda, rönesans dönemi başlatan iş insanı Banu Yentür, kente katma değer sağlayacak özel çalışmalara imza atıyor. Dokuma tezgâhları, cam atölyeleri, demir, ahşap, bakır ustaları ve zanaatkârlarla aralıksız çalışıyor. Amacı kültürel mirasa sahip çıkmak. İş gücü, üretim ve sürdürülebilirlik sağlamak.
Bütün bu özel çalışmaları, profesyonel hayatının en heyecan verici girişimlerinden biri olarak tanımladığı Neolonca ile gerçekleştiriyor. Türkiye’nin zengin kültürel mirasını, çağdaş formda yeniden yorumlamak adına bir akademisyen olarak da emek veriyor. Öğrencileriyle beraber hem üretiyor hem de öğretiyor. Böylece Neolonca’nın ana mottosunu da yerine getiriyor. Neo’nun yenilikçi ruhu ile lonca kültürünün birleştirici gücünü, usta-çırak ilişkisiyle başka bir dünyaya taşıyor.
Banu Yentür ile görüşmemizdeki önemli konulardan biri de 6 Şubat 2023 Pazarcık ve Elbistan depremlerinin ardından memleketi Hatay için yaptığı özel işler ve projeler. Taksim Beyoğlu’ndaki Neolonca’da sohbet ederken, birbirinden değerli el işi işlerini, desenleri ve detayları anlatan Yentür, özveriyle hazırlanan çalışmalarda Karakılçık buğdayının tasarımlardaki etkisinden bahsediyor. “Bereketli Hilal” olarak adlandırılan tarıma ilk başlanan bölge olarak da bilinen bölgenin ilkel buğdayı Karakılçık, çocukluk günlerimin önemli tarım ürünlerinden biri. Tasarımlarımızda da Karakılçık Buğdayı’nın başak görüntüsünü kullanıyoruz. Hatay’da birde mozaikler çok önemli. Bu detaylardan yola çıkarak farklı branşlarda işler yaptık. Hazırladığımız tasarımları zanaatkârlara götürdük. Önemli bir iş birliği gerçekleştirdik. Neolonca’yı emekle yoğurduk.”
Neolonca, aynı zamanda istihdam ve iş alanında sürdürülebilir çalışmalara da liderlik ediyor. Birçok yerel üretici, sanatçı ve tasarımcıyı bir araya getiriyor. Sanat tarihçileri, akademisyenler, minyatür sanatçıları, endüstriyel tasarım ve grafik tasarım gibi farklı alanlardan uzmanlar, geleneksel teknikleri çağdaş unsurlarla bugüne taşıyor. Neolonca’nın çalıştığı farklı disiplinler; çini, cam, gümüş, kuyum, mozaik, dokuma, ipek ve doğal dokumalar, nakış, dantel, iğne oyası, ipek iğne oyası, dar dokuma, terzilik, çanta ustalığı, kilim, mermer, bıçakçılık, ahşap, ahşap boyama, seramik, minyatür, fine art baskı olarak dikkat çekiyor.
Yentür yapılan çalışmaların ana fikrini şöyle açıklıyor: “Neolonca’daki ürünler, Hatay’ın köklü tarihinden ve kültürel çeşitliliğinden esinleniyor. Çocukluğumda izlediğim penceremin önündeki ağaçlardan, babaannemin bahçesindeki ıtırın kokusuna kadar pek çok özel detay, tasarımlarıma yansıyor. Çokgözlü Hatay Mavisi (kelebeği) çok bilinmemekle beraber tasarımlara aktardığımız bir başka cevher. Antakya’nın Tikesi’nden, kırmızı toprağından, mozaiklerinin zengin dokusundan; mutfaktaki katremis kavanozlarına belleğimde yer eden her detay, koleksiyonun hikayesini oluşturuyor.” Gelecek döneme Neolonca, Hatay’ın izlerinin, dünyanın en prestijli tasarım fuarlarında sergilendiği bir stratejiyle hazırlanıyor. Yentür bu amaç için oldukça heyecanlı ve şimdiden tempolu bir iş planını yönetiyor. Ustalık dönemi yaratıcılık dönemi aynı zamanda. Çok sevdiği babasına ve ailesine karşı duyduğu saygıyı ürettiği işlerle zenginleştiriyor.