Faizde Temkinli Adım Atılacak

By Fortune Türkiye

Zeynep Aktaş – Merkez Bankası’nın nisan ayı faiz kararı, enflasyon tahminleri ve siyasi belirsizlikler ışığında kritik önem taşıyor. Son veriler ve kurum raporları, daha temkinli ve ölçülü bir yaklaşımın işaretlerini veriyor. Mart ayında 250 baz puanlık faiz indirimiyle politika faizini yüzde 42,5 seviyesine çeken TCMB, nisan ayı Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısı öncesi piyasaların odağında. 17 Nisan Perşembe günü açıklanacak faiz kararı öncesinde hem yurtiçinde yaşanan siyasi gelişmeler hem de uluslararası kurumların raporları beklentileri şekillendiriyor. Bankacılık sektörü ve yatırımcılar, Merkez’in bu toplantıda da yeni bir adım atıp atmayacağını görmek istiyor.

Enflasyon Tahminleri Yükselirken Denge Arayışı Başladı

Bank of America (BofA), yayınladığı son raporunda Türkiye’ye ilişkin enflasyon tahminini yüzde 25,7’den yüzde 28,1’e yükseltti. Siyasi belirsizliklerin etkisiyle piyasalarda oluşan oynaklığa dikkat çeken banka, faiz indirimi beklentisini “duraksama” yönünde güncelleyerek yıl sonu politika faiz tahminini yüzde 30,5’ten yüzde 32,5’e çekti. BofA, geçişkenliğin özellikle Nisan ayında yoğunlaşacağını ve faiz adımlarında daha dikkatli olunacağını belirtti. HSBC’nin değerlendirmesi de benzer yönde. TCMB’nin 200 baz puanlık son faiz artışı ve likidite tedbirleri, enflasyonla mücadelede temkinli ama kararlı bir duruşa işaret ediyor. HSBC, TL’deki dalgalanmaların yukarı yönlü risk yarattığını vurgularken, faiz indirimi beklentilerinin daha temkinli bir sürece evrilebileceğine dikkat çekiyor.

Nisan Kararı Kritik Eşikte

17 Nisan’da açıklanacak faiz kararı, yılın ikinci çeyreğinde para politikasının nasıl şekilleneceği konusunda net bir sinyal olabilir. Mart ayında enflasyondaki geçici iyileşmenin etkisiyle yapılan indirimin ardından bu kez faizler sabit tutulabilir ya da çok sınırlı bir adım atılabilir. Kredi piyasasında hareketlilik başlarken, bankalar olası indirim senaryosuna göre ürünlerini yeniden yapılandırıyor. Ancak siyasi belirsizliklerin etkisi, TL üzerindeki baskı ve döviz çıkışları dikkate alındığında, Merkez’in bu toplantıda temkinli kalması ihtimali güçleniyor.

Önümüzdeki Dönemde Ne Bekleniyor?

Mayıs ve Haziran aylarında yapılacak PPK toplantıları, dezenflasyon süreciyle uyumlu adımlar açısından önem kazanacak. 30 Mayıs’ta açıklanacak enflasyon raporu da bu çerçevede belirleyici olacak. Bankaların kredi stratejileri, döviz rezervlerindeki gelişmeler ve siyasi zemindeki istikrar da para politikasının yönünü şekillendirmede etkili olacak.

Yavaş ve Ölçülü Adımlarla Devam

Yılın ilk çeyreğinde yaşanan dalgalanmalara rağmen TCMB, faiz kararlarında sert değişimlerden kaçınarak “ölçülü ve ihtiyatlı” bir politika izliyor. Enflasyon beklentilerinin yukarı yönlü revize edildiği, döviz rezervlerinin baskı altında olduğu bu dönemde Merkez’in faiz kararlarında daha temkinli ilerlemesi, fiyat istikrarı ve TL’nin korunması açısından kritik rol oynayacak. Nisan ayı PPK toplantısı, bu sürecin gidişatı açısından bir dönüm noktası olabilir.

BENZER MAKALELER

SON MAKALELER

Loading...