Döviz Fonları Yatırımcının İlgi Odağında

By Fortune Türkiye

Zeynep Aktaş – Serbest döviz fonlarına para girişi artıyor. Dövize alternatif olarak yatırımcıların tercih ettiği bu fonlar nitelikli yatırımcılara hitap ediyor. Serbest döviz fonları, yatırım stratejisini büyük ölçüde döviz cinsinden ihraç edilen borçlanma araçlarına ve kira sertifikalarına dayandırıyor. Bu fonlar toplam değerinin en az yüzde 80’i, Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından döviz cinsinden ihraç edilen enstrümanlara veya yerli ihraççıların döviz bazlı para ve sermaye piyasası araçlarına yönlendiriliyor. Bu yaklaşım, fonların temel amacına uygun olarak döviz bazında düzenli ve istikrarlı bir getiri elde etmeyi hedefliyor. Kalan yüzde 20’lik kısım ise hem TL cinsinden hem de yabancı para cinsinden varlıklara yatırım yapma esnekliği sunarak portföyün çeşitlendirilmesine imkân tanıyor.

Bu stratejik yapı sayesinde serbest döviz fonları hem kur riskini minimize etmeyi hem de döviz gelirine odaklı yatırımcılar için cazip bir alternatif sunmayı amaçlıyor. Ayrıca portföyde yer alan para birimi ve varlık dağılımı, fon yöneticilerine piyasa koşullarına göre hareket etme imkanı veriyor. TL bazlı araçlara yapılabilecek sınırlı yatırımlar da fonun genel risk dengesini korurken likidite yönetimi açısından avantaj yaratıyor. Bu manevra olanağı, dalgalı piyasa ortamlarında fon performansının sürdürülebilirliğini destekleyen önemli bir unsur haline geliyor.

DAS Fonu 120 milyar TL’yi aştı, yatırımcı ilgisi artıyor

Deniz Portföy Genel Müdürü Haldun Alperat, döviz fonları arasında en fazla büyüklüğe ulaşan DAS fonunun 120 milyar TL’yi aşmasını, aktif ve temkinli yönetim stratejisinin bir sonucu olarak değerlendirdi. “Kısa vadeli ürünlere yatırım yapıyor, riski minimize ederken getiriyi maksimize etmeye çalışıyoruz. Bu yaklaşım sayesinde 2024’te benzer büyüklükteki döviz fonları arasında en yüksek getiriyi sağladık” diyen Alperat, yatırımcıların döviz almak yerine profesyonel yönetilen bu tür fonlara yönelerek döviz mevduatının üzerinde kazanç elde etmeyi hedeflediklerini vurguladı. Fon portföyündeki döviz bazlı tahvil ve kira sertifikalarının seçiminde kıymetlerin vadesi ve getirilerinin en önemli kriterler olduğunu belirten Alperat, ‘Daha temkinli, düşük risk değerine sahip fonlarımızda kısa vadeli ve düşük getirili kıymetleri; daha fazla risk aldığımız fonlarımızda ise uzun vadeli ve daha yüksek riskli kıymetleri tercih ediyoruz’ dedi. Alperat, “2024’te ABD seçimleri ve enflasyona ilişkin belirsizlikler piyasalarda kısa vadeli dalgalanmalara yol açtı” dedi. Bu gelişmeler, yatırımcıların küresel ekonomiye dair risk algısını artırırken, piyasalarda daha temkinli bir duruşun benimsenmesine neden oldu. Alperat, “2025’te ise özellikle Trump hükümetinin uygulamayı planladığı gümrük tarifelerinin enflasyon üzerindeki etkisi ve buna eşlik eden resesyon belirsizliği, piyasaları bekleyen en önemli riskler arasında yer alıyor” diye vurguladı. Yatırımcıların ilgisini çekmek amacıyla sektörün ilk Pound fonunu ve kupon ödemeli kapalı uçlu fonları hayata geçirdiklerini anlatan Alperat, DAS fonunun yalnızca nitelikli yatırımcılara açık olduğunu, bu grubun daha bilinçli ve alternatif yatırım araçlarına açık profilden oluştuğunu söyledi. Teknoloji ve yapay zekanın da fon yönetim süreçlerinde karar alma hızını artırdığını vurgulayan Alperat, döviz bazlı fonlara olan ilginin artarak süreceğini belirtti.

BENZER MAKALELER

SON MAKALELER

Loading...