2039 Hedefi ‘Net Sıfır Emisyon’

By Fortune Türkiye

Türkiye’deki fabrikalarında üretime bağlı karbon emisyonlarında yüzde 55 oranında azalma sağlayan Unilever, 2039’a kadar değer zincirinde net sıfır emisyon elde etmeyi hedefliyor.
SEBLA KUTSAL

Dünyanın önde gelen hızlı tüketim ürünleri şirketi Unilever’in Türkiye, Kuzey Afrika ve Orta Doğu Tedarik Zinciri ve Müşteri Operasyonları Başkanı Graham Sommer’e, iklim değişikliğiyle mücadele için attıkları adımları ve belirledikleri hedefleri sorduk. “Şu anda 2030 yılına kadar operasyonel emisyonlarımızda yüzde 100 azalma ve uzun vadede 2039 yılına kadar değer zincirimizde net sıfır emisyon elde etme hedeflerimiz var” diyerek sözlerine başlayan Sommer, şöyle devam ediyor: “2020’lerde ve 2030’larda birincil odak noktamız, telafi edici önlemler yerine emisyonları azaltmak olacak. Bunun için, fabrikalarımızda hayata geçirdiğimiz uygulamaların yanı sıra, operasyonlarımızda yüzde 100 yenilenebilir enerji kullanımına geçiyoruz. Düşük karbon içerikli bileşenler bulmak için ürün yenilikleri yapıyoruz.”

İklim değişikliğinin, Unilever’in faaliyet gösterdiği iş alanları için en büyük riski oluşturduğunu söyleyen Sommer, şirketin attığı “yeşil” adımlardan bazılarını şöyle paylaşıyor: “Türkiye’deki fabrikalarımızda üretime bağlı karbon emisyonlarında yüzde 55 oranında azalma sağladık. Tüm fabrikalarımızda elektrik için yüzde 100 yenilenebilir enerji kaynakları kullanılıyor. Üretim süreçle- rinde ürün başına enerji tüketimini 2010 yılından bu yana yüzde 17 azalttık. 2020 yılında tüm fabrikalarımız üretim atıklarını enerji geri kazanım tesislerine göndererek enerji üretimine katkıda bulundular.”

İklim değişikliğiyle mücadele açısından örnek teşkil eden bir tesis olarak Konya Ev ve Kişisel Bakım Ürünleri (HPC) fabrikasın- dan da söz eden yönetici, “Fabrikamızda, toplam elektrik tüketiminin yüzde 30’unu karşılayacak 5 MW’lık çatı üstü güneş fotovoltaik sisteminin kurulumu için gerekli tüm izinleri aldık. Bu fabrika dünyada sahip olduğumuz en büyük 3’üncü fabrikamızdır. Bu proje için CAPEX onayı halihazırda alınmış olup, sistemin Ekim 2023’te elektrik üretmeye başlaması bekleniyor” diyor. Ayrıca, enerji tasarrufuna katkıda bulunmak amacıyla, Konya dondurma fabrikasında 2023 için ilk ısı pompası kurulum projelerinin plan- lama aşamasında olduğunu, Çorlu dondurma fabrikasın- da da ısı pompası kuru- lumu için onay alındığını öğreniyoruz.

Graham Sommer, yılda milyarlarca kilometreyi aşan bir taşıma gerçek- leştirilen lojistik alanında ise, bir yandan dağıtım operasyonlarında katedilen mesafeleri en aza indirmeye, diğer yandan ulaşım faaliyetlerini daha çevre dostu hale getirmeye çalıştıklarını dile getiriyor. Lojistik filosuna kattıkları elektrikli tırlarla karbon emisyonlarının yılda 215 ton azaltılması hedefleniyor. Unilever’in dondurma markası Algida da, kısa süre önce, küresel karbon salımını azaltma hedefiyle yüzde yüz elektrikli Ford E-transit araçlarını Türkiye’deki dondurma filosuna kattı. Bu araçların, Algida direkt dağıtım depolarında, sıfır karbon emisyonuna sahip Ford AC istasyonlarıyla şarj edileceği ve kullanılacak enerjinin yeşil enerjiden sağlanacağı bilgisini veren Sommer, “2023’te filomuza eklediğimiz 20 aracımızla karbon emisyonunu 125 ton azaltmayı hedefliyoruz” diyor. Türkiye’de ve dünyada şirketlerin yeşil enerji kullanımı, sürdürülebilirlik yatırımları gibi çevre dostu adımlar atmasının önündeki zorlaştırıcı koşulların başında ekonomik nedenlerin geldiğini belirten Sommer, diğer bir zorlaştırıcı etmenin de “ilkleri” gerçekleştirmek olduğunu belirtiyor ve şöyle devam ediyor: “Türkiye’de lojistik ağımızda bir ilk olarak hayata geçirdiğimiz elektrikli tırlarımız ve dondurma mikro dağıtım araçlarımızda uygulamada öngöremediğimiz bazı teknik sorunlarla karşılaştık. Örneğin, elektrikli tırların ülkenizde yaygınlaşabilmesi için karayollarında süper hızlı şarj istasyonu altyapısının geliştirilmesi ve bu yüksek yatırımların teşvik edilmesinin faydalı olacağı- na inanıyoruz.”

BENZER MAKALELER

SON MAKALELER

Loading...