Fortune Dergisi Eylül 2017 Kapağı

Vergi incelemelerinde zaman aşımı


LEON ASLAN COŞKUN
LEON ASLAN COŞKUN

Değerli Fortune okuyucularım, bu ay vergi incelemelerinde takdir komisyonu yolu ile zaman aşımı süresinin uzatılması hakkındaki değerlendirmeleri sizlerle paylaşmak istiyorum.

Hukuken, vergi alacağının doğduğu takvim yılını takip eden yılın başından başlayarak beş yıl içinde tarh ve mükellefe tebliğ edilmeyen vergiler zaman aşımına uğrar. Bu sebeple vergi incelemeleri de beş yıllık zaman aşımı süresi içinde tamamlanmak ve vergi ceza ihbarnameleri mükellefe tebliğ edilmek zorundadır. Normal koşullarda vergi incelemelerinin Vergi Usul Kanunu’na göre, tam vergi incelemelerinin bir yıl, sınırlı konularda yapılan incelemelerin ise altı ay içerisinde tamamlanması gerekmektedir. Ancak bu süreler içinde incelemenin bitirilememesi halinde de ek süre talep edilmesi mümkündür.

Vergi inceleme görevlendirmelerinin zaman aşımı süresinin sonuna bırakılması, incelemelerin iş yoğunlukları nedeniyle zamanında tamamlanamaması durumunda vergi müfettişleri tarafından incelemeler yasal sürede yapılamamakta ve takdire sevk işlemine başvurabilmektedir. Bu sevkin amacı, Vergi Usul Kanunu’nda yer alan “matrah takdiri için takdir komisyonuna başvurulması zaman aşımını durdurur” hükmünden yararlanarak tarh zaman aşımı süresini bir yıla kadar uzatma imkanı elde etmektir. Böylelikle incelenen dönem matrah takdiri için takdir komisyonuna sevk edildiğinden zaman aşımı süresi bir yıla kadar uzamaktadır.

Geçmişte takdir komisyonunda geçen süre kadar zaman aşımı süresi uzuyor ve bu süre yıllar sürüyor iken, Anayasa Mahkemesi, zaman aşımının durma süresinin belirsizliği, makul ve adil bir sürenin bulunmaması, vergi dairesince matrah takdiri için başvurunun sırf zaman aşımını durdurmak için keyfi olarak kullanılmasında güvence sağlamayacağı, vergi tahsilatında haksız gecikme faizi uygulanacak olması, yükümlünün vergi yükünü artırarak haksız sonuçlar doğmasına neden olacağı, vergilemede hukuksal kararlılığın sağlanması gerektiği, sürelerin açık, belirgin, somut ve öngörülebilir olmasının, keyfiliğe izin verilmemesinin yasallık ve hukuk devleti ilkesinin gereği olduğu gibi gerekçelerle ilgili düzenlemeyi iptal etmişti. TBMM ise takdir komisyonuna matrah takdiri için başvurulması halinde, işlemeyen sürelerin bir yıldan fazla olmayacağı yönünde bir düzenleme yaparak Anayasa Mahkemesi kararına uyum sağlamaya çalışmıştır.

Ancak pratikte, eski uygulamalar devam etmekte, vergi denetim elemanları zaman aşımı süresinin son yılında incelemenin tamamlanamaması nedeniyle söz konusu dönemi matrah takdiri için takdir komisyonuna sevk etmektedir. Böylece uzayan bir yıllık sürede vergi denetim elemanları incelemeyi devam ettirmekte, mükelleften bilgi, belge ve ifade alarak incelemeyi tamamlamakta, raporlarını takdir komisyonuna matrah takdiri için göndermekte, takdir komisyonları da herhangi bir takdir nedeni olmaksızın, sadece vergi inceleme raporlarında yer alan hususları dikkate alarak mükellef adına matrah takdir etmektedirler. Bu uygulamanın mükelleflerce yargıya taşındığını ve Danıştay’ın da vermiş olduğu müstakar hale gelmiş kararlarla uygulamanın hukuka aykırılığını kabul ettiğini belirtmekte yarar görmekteyiz. Buna rağmen, vergi denetim elemanları zaman aşımını uzatmak üzere takdir komisyonuna sevk işlemlerine devam etmektedirler.

Takdire sevk işlemi vergi incelemesini durdurur. Artık sorumluluk takdir komisyonundadır ve komisyon, sektör, şirketin aktif büyüklüğü, cirosu gibi somut bilgilere dayanarak ve kendi araştırması çerçevesinde matrah takdiri yapar. Yoksa bir taraftan takdir işlemi yapılırken, diğer taraftan incelemenin devam ettirilmesi hem yasalara aykırıdır, hem de kanunda belli bir uygulamaya yönelik yapılmış bir düzenlemenin haksız yere, yasanın amacına aykırı bir şekilde kullanılması sonucunu doğurmaktadır.
Zaman aşımı süresinin dolmasına üç aydan az zaman kaldığı takdirde vergi inceleme görevinin verilmemesinin sağlanması yönünde bir kanuni düzenlemenin gereksiz vergi ihtilaflarını önleme açısından bir çözüm sağlayacağına ve aynı zamanda bunun mükellef hukuku açısından da önemli olduğuna inanmaktayım. 







Size daha iyi hizmet verebilmemiz için sitemizde çerezler kullanılmaktadır. Giriş yaptığınız andan itibaren çerez kullanımını kabul etmiş sayılacaksınız.  Detaylı bilgi için tıklayın...
 X