iPad Versiyonu

Emtia ve Baltic Dry bu haldeyken FED ne yapar?


ALİ AĞAOĞLU
ALİ AĞAOĞLU

Jackson Hole kasabası son dört-beş yıldır finans dünyasında adı hızla yıldızlaşan bir ABD kasabası. 10 bin kadar kişinin yaşadığı, ABD’nin Wyoming eyaletindeki bu kasabayı finans dünyasının zirvesine taşıyan, ABD Merkez Bankası’nın (FED) her yıl önde gelen ekonomistlerle bir araya geldiği geleneksel toplantısını bu kasabada yapması.
 
22 Ağustos’ta FED Başkanı Janet Yellen, işgücü piyasasında halen daha önemli ölçüde atıl kapasitenin bulunduğunu söylemekten çok da fazla öteye gitmeyen bir konuşma yaptı. Hâlbuki eski başkan “Helikopter Ben” Bernanke parasal genişleme ile ilgili ilk ipuçlarını bu toplantılarda vermişti. Bu toplantılarda söylenenler daha sonra ekonomistler ve piyasa profesyonelleri ile tartışılıyor, çok aykırı bir fikir çıkmazsa da genellikle uygulamaya konuluyordu. Bu kez konu “istihdam” olunca Yellen dışında FED politikalarıyla ilgili çok fazla ipucu ortaya saçılmadı!
 
Gerçi FED’in temmuz sonunda yaptığı Federal Açık Piyasa Komitesi (Federal Open Market Commision – FOMC) toplantısı notları tam da Jackson Hole toplantısından önce açıklanmıştı. Parasal genişlemenin bitişi sonrasındaki “normalleşmenin” (faiz artış dönemine geçilmesi) daha fazla konuşulmaya başladığı, oy yetkisi olmayan üyelerin artışın yakın zamanda başlatılması yönünde tavır aldıkları ortaya çıkmıştı.
 
Peki FED ne zaman faiz artışına gider?
Herkesin merakla beklediği bu sorunun cevabını Yellen’ın bile bildiğini sanmıyorum. Zira toplantıda sadece istihdama değil, maaş seviyelerine, genel maaş artış hızına, geçmişten gelen “maaş deflasyonunun” sona erip ermediği gibi birçok faktöre baktığını söyleyen Yellen duruma göre karar vereceklerini bir kez daha vurguladı. İşler kötü giderse bu faktörlerden birini öne çıkarıp, faz artışını istediği gibi erteleyebilir mi? Daha önceleri yapmadıkları bir şey değil!
 
Eh, bunlara bir de Ukrayna-Rusya, Irak-Suriye sorunlarını, ABD’de Ferguson’da ve hatta son olarak dünyanın en barışçıl ülkelerinden İsveç’te göstericiler ile güvenlik güçlerinin çatışmasına varan sokak gösterilerinin artmasını ekleyince “normalleşmenin tarihi” iyice belirsizleşiyor!
 
Kişisel tahminim 16-17 Haziran 2015’teki basın toplantısının da olacağı toplantı sonrasında faiz artışının başlayacağı yönünde. Ancak Jackson toplantısında işçilerin “Ne toparlanması?” (What Recovery?) tişörtleriyle protesto ettikleri, finansal piyasaların “faiz artışı” lafını bile duymak istemedikleri bir ortamda FED artırması gerektiği halde nasıl olup da faizleri artıracak?
 
Küresel ticaret tarafında da sorunlar halen daha devam ederken bunlara bir de Rusya’ya karşı yaptırımlar devreye girince FED’in küresel ekonomi tarafından da eli kolu bağlanıyor. Eylül 2012’den sonra ilk kez Haziran 2014’te 310’ların üzerine çıkmayı başaran 19 emtiadan oluşan “Reuters CRB endeksi” yeniden 280’li seviyelere geriledi. Bu yılın başında 2 bin 200’lerde dolaşan küresel kuru yük navlun endeksi olan Baltic Dry da ağustos ayında 750’ler seviyesine geriledi. Küresel ekonomide sıkıntılar, AB’nin Rusya’ya uygulayacağı yaptırımlar nedeniyle zaten sıkıntıda olan ekonomisi FED’in umurunda olur mu? Normal şartlarda, hayır! Ancak faizlerin olabildiğince geç artırılması yönündeki “mahalle baskısına” bir süre daha maruz kalacağı aşikar! Bu baskı sonuç verir mi? Çin; ekonomisindeki yapısal sorunları aşmak yerine yine AB, ABD ve Japonya gibi bir veya birkaç “paket” açıklayıp kendi büyümesini “sübvanse” edecek olursa FED’in eli bir parça rahatlayabilir.
 
Ben asıl, dünyanın birçok yerindeki “lokal savaşların” gittikçe fazla sayıda ülkeyi, tarafı içine çekmeye başladığı bir dönemde işler çığırından çıkarsa FED başta olmak üzere Merkez Bankaları ne yapacak merak ediyorum!
Neyse o zamana daha çok var! (?)
 







Size daha iyi hizmet verebilmemiz için sitemizde çerezler kullanılmaktadır. Giriş yaptığınız andan itibaren çerez kullanımını kabul etmiş sayılacaksınız.  Detaylı bilgi için tıklayın...
 X