Telefon artık FMCG ürünü

A101'in Honor 9 Lite'ı 'Aldın Aldın' kampanyası ile sunması akıllı telefonların hızlı tüketilen tüketici ürünü(FMCG) haline geldiğinin ilanı oldu.


HABER: KEREM ÖZDEMİR
  FOTOĞRAF: ARŞİV
12.09.2018
Telefon artık FMCG ürünü

 

 

 

 

Akıllı telefon pazarı ciddi biçimde değişiyor. Buradaki değişimin en sansasyonel göstergesi, Huawei’nin adını Apple ve Samsung’un yanına yazdırmasının ardından bir adım daha ileri giderek adetsel olarak Apple’ı geride bırakması oldu. 
Satış adetlerine göre Samsung’dan sonra dünyanın ikinci büyük akıllı telefon markası olan Apple, koltuğunu Çinli Huawei’ye kaptırdı. Son birkaç yıldır hızlı büyümesini sürdüren Huawei, ABD yasağına rağmen bu yılın ikinci çeyreğinde 54,2 milyon adet telefon satarak önceki yılın aynı dönemine göre satışlarını yüzde 40,9 artırdı. 
Bu skorla Huawei, satış adedini yüzde 0,7 artırarak 41,3 milyona çıkaran Apple’ı geride bıraktı. Huawei, son çeyrekte 71,5 milyon adet cihaz satmasına karşın önceki yılın aynı dönemine göre satışlarında yüzde 10,4 düşüş yaşayan Samsung’a da göz kırptı. Aradaki fark büyük görünse de, Huawei’nin satış büyümesi ve Samsung’un düşüşü düşünüldüğünde güvenli pozisyondan bahsetmek güçleşiyor.
Samsung’un yüzde 20,9 ile pazar lideri ve Apple’ın yüzde 12,1 ile üçüncü olduğu akıllı telefon pazarında Huawei’nin yüzde 15,8 ile bu iki geleneksel markanın arasına girdiğini gösteren IDC verilerine derinlemesine bakınca görülen tablo bu şekilde. 
Bu, akıllı telefon dünyasında Çin’in sadece markalara üretim yapan bir ülke olmaktan çıkıp kendi markaları ile dünya ligine adını yazdırması anlamına geliyor. Apple’ın 1 trilyon doların üzerinde piyasa değerine ulaşan ilk teknoloji şirketi olması, bunun çok abartılmaması gerektiğini düşündürüyor ancak inkar edilemeyecek önemde bir değişim daha var ki bunun, abartılmasında yarar var. Bu da bütün bu ileri teknoloji ve piyasa oyununun ötesinde akıllı telefonun meta olarak niteliği ile ilgili.
Bu, Güney Kore mucizesinin ardından Çin mucizesinden bahsetme zamanının geldiğini gösteriyor. Huawei’nin satışlarına Xiaomi, Honor, Oppo, Vivo gibi diğer Çinli markaların satışları da global satışlar içinde Çin’in payı yüzde 50’ye karşılık geliyor. Bu tablo içinde şimdiden starlaşan Huawei’nin hikayesi, akıllı telefonun emtialaşma yolculuğuna da ışık tutuyor.  
Huawei’nin sağladığı büyümede büyük pay sahibi olan alt markası Honor’ın, satış rakamındaki 16 milyon adetlik artışın üçte ikisini getirdiği hesaplanıyor. 5-6 bin lira civarında dans eden üst segment oyuncakların cazibesinin tartışmasız olduğu akıllı telefon pazarında Honor’ın bin lira civarındaki fiyat segmentinde sağladığı başarı tartışma götürmüyor. Bu başarının daha çarpıcı boyutu, satış kanalları anlamındaki inovasyonda hızlı hareket etmenin başarılmış olması.
 
Ucuz telefon operasyonu daha çok düşük kar marjı ile operatör ya da internet üzerinden oynanan bir oyun olarak karşımıza çıkıyor. Burada ilk seçenekte miktar riski operatöre yıkılırken, internet satışında pazarlama maliyetlerinin aşağı çekilmesi fayda yaratıyor. Honor’ın Türkiye’de A101 kanalını kullanmaya başlaması, bunların dışında bir üçüncü yolu ortaya çıkarıyor. A101 kanalı, CEO Erhan Bostan’ın kısa sürede ürün eritme konusunda en güçlü silahları olarak konfigüre ettikleri Aldın Aldın bölümünde tüketicinin karşısına çıkıyor.    
İkisi önde ikisi arkada bulunan dört kamera ile fotoğraf deneyimine odaklanan Honor 9 Lite’ın her iki yüzündeki 13 ve 2 megapisellik kameraları ile yapılan çekimler, telefonun full view özelliği ve HD ekranı sayesinde yüksek görüntü kalitesi ile izlenebiliyor. Bu, sıradan bir kullanıcının ihtiyacını karşılamakta yeterli ve hatta daha fazla karışıklığa sebep olmadan ihtiyacı karşılaması nedeniyle tercih ve takdir görmeye aday bir özellik.
P20 Pro’nun gazetedeki bir makalenin fotoğrafını çekerken yapay zekayı kullanarak makaleyi istediğimi anlaması ve o bölümü kırparak tarayıcı modunda kaydetmesi benim için muhteşem bir özellik. Haber arşivleme süremi ciddi biçimde kısaltan bu özellik, fotokopi makinesi veya tarayıcıya gerek bırakmayarak süreci bütünüyle mobilleştirmiş oldu. Ancak basit (feature) telefonlardan akıllı telefona henüz geçmemiş olan tanıdıklarım “hangi telefonu alayım” diye bana geldiklerinde, dertlerinin fotoğraf ve video çekip bunu çevrelerindekilere göstermek olduğunu belirtiyorlar. Torunlar, kedi ve mahalle, en fazla gösterilmek istenen temalar.
50 yaşın üzerindeki kitlede gözlemlediğim bu deneyim tipi, genellikle telefonu üzerinde taşımayan yaşlının “evladım şu telefonu getirip benim kedinin videosunu aç” demesine kadar giderken, telefonu düşürüp ekranını kırması ile tanımlayabileceğim daha dinamik ve genç bir kitle, video, müzik ve oyun üçgeninde yaşıyor. Bu kitlenin telefon değiştirme oranının çok yüksek olduğunu düşünüyorum. 
Honor 9 Lite’ın her iki kesime de hitap ediyor olduğunu anlamak güç değil. Özel efektlerle selfie’leri süsleme olanağı her iki alıcı segmenti için de cazipken Güç tasarrufu özelliği ile 86 saat çevrimdışı müzik dinleme veya 13 saat çevrimdışı video izlemeye olanak tanıması ise, ikinci kesime hitap eden bir özellik. 
 
Son dönemde tavsiyede bulunmamı isteyen tanıdıkların özellikle fiyat ve garanti konularına odaklandıklarını görüyorum. Akıllı telefon kullanım deneyimi olanlar zaten üst modele geçmekle yetiniyorlar ancak bu bahsettiklerim, basit telefondan akıllı telefona geçenler. Honor, birinci soruda kabul edilebilir sınırlar içinde kalırken açıkçası garanti konusundaki politikalarından haberdar değildim. Bostan’ın “en etkili iletişim mecrası” olarak nitelediği vitrin afişinde Honor için iki yıllık Huawei garantisinin söz konusu olduğunun yazması, bu konuya da açıklık kazandırmış oldu. Huawei’nin dünyadaki Pazar payını artırmada bu kadar etkili olan Honor, A101 afişi ile Türkiye’de güçlü bir başlangıç yapmış oldu. Honor 9 Lite, tüm A101’lerde iki yıl Huawei Türkiye garantisi ile satılarak bu telefona geçmek isteyenlerin aklındaki önemli bir soruyu ortadan kaldırdı. 
Tabii ki fiyat da bu tabloda önemli bir role sahip... Özel ayna tasarımı ve 5,65 inc geniş ekranı ile dikkat çeken telefon, 3 GB RAM ve 32 GB dahili hafıza sahip olarak bin 199 lira fiyatla satıldı. A101’in 7 binden fazla mağazası düşünüldüğünde bunun Honor’ın geniş bir tüketici kitlesi nezdinde görünürlük elde etmesini sağladığı görülüyor. Ancak iş bununla sınırlı değil. Bin 199 liralık satış fiyatı, internetteki kurumsal e-ticaret sitelerinin fiyatlarının altına girerek A101’in en düşük fiyat iddiasının bu üründe sürdüğünü de akıllara kazıdı. Honor 10’un temmuz ortasında 2 bin 999 lira fiyatla Türkiye pazarına girmesinin ardından mart ayında Türkiye’ye giren Honor 9 Lite’ın bu fiyatla A101’lere girmesi, telefonların emtialaşma sürecindeki hızın dikkat çekici bir göstergesi. Kampanyanın 7 bin 500 adet telefonu kapsaması ise, Türkiye’nin her yerinde Honor markasının bilinirliğini sağlayan bir başka boyut.
A101 zaten Vodafone ile yaptığı işbirliği ile perakendedeki bir tüketici grubunu mobil telekomünikasyon ürünleri ile tanıştırmaya başlamıştı. Honor, cep telefonu olarak bu listeye eklenirken cihaz tarafında oluşan deneyimin de üzerine oturmuş oldu.
A101 Aldın Aldın kampanyaları kapsamında yaz sezonunda General Mobile GM 8 Go’yu 749 liradan, Axen Uydu Alıcılı HD LED TV’yi 729 liradan ve Piranha kablosuz kulaklığı 34,95 liradan tüketicilerine sunuyordu. Honor global bir marka olarak bu listeye eklenmiş oldu ve markanın teknoloji ürünleri satmayı öğrendiği ürün olma riskini yaşamadan raflarda yerini aldı.
Şimdi izlenmesi gereken, daha ilk anda ortaya çıkan kadar zaman içinde yaratılacak etkinin de nasıl olacağı. Deloitte’un sonuçlarını bu yılın başında açıkladığı Mobil Kullanıcı Anketi 2017’ye göre Türkiye’deki kullanıcıların yüzde 85’i son üç yılda aldığı telefonu kullanıyor. Yüzde 26’sı 2017’de, yüzde 38’i 2016’da ve yüzde 21’i de 2015’te aldığı telefonu kullandığını söyleyen kullanıcılar, telefon değiştirme hızı ve doğası konusunda da bir fikir veriyor.     
Deloitte Türkiye Teknoloji, Medya ve Telekomünikasyon Endüstrisi Lideri Tolga Yaveroğlu’nun “Ödeme seçeneklerinin (aylık ücretlendirme vb.) yaygınlaşması ile erişilebilirliğin artması, telefonun bazı kullanıcılar tarafından statü sembolü olarak görülmesi gibi sebeplerden ötürü telefonun yaşından bağımsız olarak kullanıcılar telefonlarını değiştirmek istiyor. Böylece, telefonların artık tüketici elektroniği ürünlerinden çok hızlı tüketim ürünleri gibi alışveriş yapıldığı gözlemleniyor” şeklindeki sözleri Honor örneği ile daha fazla ete kemiğe bürünmüş görünüyor. 
Şimdi üzerinde durulması gereken konu şu: Deloitte anketine katılan kullanıcılardan yüzde 88’i mevcut telefonlarını yeni/kullanılmamış satın aldıklarını belirtirken mevcut telefonlarını satın alma kanalları konusunda Türkiye’deki kullanıcıların yüzde 58’i mağazaya ve sadece yüzde 16’sı online kanallara işaret ediyordu. A101’in başlattığı dalga önümüzdeki dönemde indirim marketlerin akıllı telefon satışında oynayacakları rolü dikkatle izlenmesi gereken bir dinamik haline getiriyor. Akıllı telefonların FMCG kapsamında değerlendirilmesi, A101’in uyguladığı Aldın Aldın tarzındaki kısa süreli kampanyaların akıllı telefon satışları üzerindeki etkisini de izlenmesi gereken bir dinamik haline getiriyor. Bütün bunların ötesinde geçmişte kullanmayı bilmediğimiz ve şu anda bağımlısı olduğumuz akıllı telefonların gelecekte hayatımızda nasıl bir yer tutacağını da sorgulamamızda yarar var. Onları nereden aldığımız bu konuda da fikir verebilir. 



HABERİ PAYLAŞ

 
 
 
 
 

 

 

 



BENZER HABERLER

Facebook, Asya'daki ilk veri merkezini Singapur'da kuruyor
 
Comparex’de iki yılda 4 kat büyüme
 
İstanbul Yeni Havalimanı ile dünya daha akıllı

Analitik herkes için çocuk oyuncağı olacak
 
Sizin için küçük, güvenlik için büyük adımlar
 
Micro Focus yeni yapısıyla geleceği şekillendirmeye hazır
Size daha iyi hizmet verebilmemiz için sitemizde çerezler kullanılmaktadır. Giriş yaptığınız andan itibaren çerez kullanımını kabul etmiş sayılacaksınız.  Detaylı bilgi için tıklayın...
 X