Şirketler F1 pistinde kaynaşıyor

Speedcity, Hilton İstanbul Kozyatağı’ndaki merkezinde şirket çalışanlarına Formula 1 pistindeymişçesine birlikte yarışma heyecanı tattırıyor.


HABER: AYFER YILDIZ
  FOTOĞRAF: Tolga Ferhatoğlu
20.03.2017
Şirketler F1 pistinde kaynaşıyor

Hidrolik tam, ebat gerçek, gaz fren ve gidon fonksiyonları da gerçekle bire bir aynı olarak üretilmiş motosiklet ve ralli simülatörlerinin yer aldığı Speedcity’nin kral tacındaki mücevheri, gerçeği ile aynı ebatta tasarlanmış Formula 1 simülatörü. Ancak, burası çocuklar için bir oyun sahası değil; hızlı ve doğru karar vermeden ekip olarak hareket etmeye kadar şirket liderleri ve takım üyelerini farklı bir biçimde eğitmeyi hedefleyen bir merkez. Yaklaşık iki yıl önce Hilton İstanbul Kozyatağı’nın içerisine taşınan Speedcity, çalışanlar için başta takım ruhu olmak üzere, hızlı problem çözebilme, dayanışma, liderlik ve motivasyonu merkeze alan aktiviteler gerçekleştiriyor. Şimdiye kadar Yapı Kredi, Akbank, Shell, Abdi İbrahim, Turkcell, Vodafone, İnnova, P&G gibi çok sayıda şirketin yönetici ve çalışanlarını kendisine çeken Speedcity, Yıldız Holding-United Biscuits, Hilton Worldwide, Valeo, Bosch ve Pirelli’nin uluslararası yönetim takımlarına da ev sahipliği yapmış durumda.
Hilton İstanbul Kozyatağı Genel Müdür Vekili Burak Ektiren de Speedcity sayesinde otellerinin farklılaştığını, özellikle Anadolu Yakası’nda beş yıldızlı uluslararası zincirler arasında tercih edildiklerini belirtiyor. Bilindiği gibi 2016 yılı turizm açısından zor bir yıldı. Ektiren, doluluk oranı ve oda başı gelirde Speedcity sayesinde avantaj sağladıklarını kaydediyor.

Yönetim takımlarını Speedcity’ye çeken, 2,5 saat süren Formula+Pit-Stop aktivitesinin ilk etabında herkese, bir Formula pilotu olmanın gerektirdiği hız, frenaj, yol tutuşu, viraj çizgisi ve pist okuyuşu teorik olarak anlatılarak eğitim veriliyor. Sonrasında katılımcılara direksiyon başında ne kadar hızlı olduklarını test etmek için Formula simülatöründe deneyim yaşatılıyor ve dereceleri alınıyor. Yüksek dereceli olanlar Formula araçlarında takım pilotu olarak yerlerini alıyor. Diğer katılımcılar ise pit-stop ekibi olarak araçların başına geçiyorlar. Tabii pit-stop takımı da en hızlı lastik değiştirme, bijon söküp- takma, basınçlı tabanca kullanma, takım kaptanlığı konusunda eğitim alıyor. Takımlar hazır olduktan sonra yarışlar başlıyor. Pit- stop takım ruhu aktivitesi kişi başı 30 euro. En az 10, en fazla 50 kişilik gruplarla yapılan defansif sürüş aktivitesinin fiyatı ise kişi başı 40 euro. İnsan kaynakları süreçleri ve kişisel gelişim programları ile karşılaştırıldığında bu fiyatlar makul.

Kardeşleri Ahmet ve Canan ile birlikte yıllarca televizyon programları yapan, geçmişte kendisi de profesyonel yarışlara katılan Ali Özgün’ün Speedcity’i kurma yolculuğu da heyecan verici. Otomobil tutkuları makine mühendisi olan babalarının hafta sonları aile arabaları Murat 124’ün motorunun bir parçasını söküp, temizleyip, tekrar monte etmesini seyrederek başlayan iki kardeş, gemide çalışan babaları uzaktayken her pazar Murat 124’ün motorunu söküp takarak ve arabayı temizleyerek babalarına duydukları özlemi yatıştırmış. Türkiye’de yeni başlayan ralli sporuna tutkun yarışçı Osman Lav ve kardeşi Ömer Lav ile komşulukları işi bir adım öteye taşımış. Lav kardeşlerin yarış için hazırladığı Renault 12 model koyu yeşil sedan aracın hâlâ rüyalarına girdiğini söyleyen Ali Özgün, “Osman ve kardeşi babamdan daha radikaldi; onlar araçlarındaki standart parçaları çıkarıyor, yarış versiyonu ile değiştiriyor ve araçlarını 52 yokuşunda (Levent’te 52 numaralı otobüsün güzergahındaki yokuş) test ediyorlardı” diyor.

1970’lerde akşamları 52 yokuşunun ralli pilotlarının test parkuru olduğunu hatırlayan Özgün, “Ali Bacıoğlu’nun Opel Kadet’i; Serdar Bostancı’nın siyah Escort’u; Fuat Akömer’in Serdar Bostancı modifiyeli gümüş 131’i; ve özellikle Mahir Bayındır’ın İtalya’da modifiye edilmiş beyaz 131’i, duruşlarıyla, gidişleriyle ve özellikle rölantideki sesleriyle benim nefesimi kesiyordu. Gece saat kaç olursa olsun dışarı kaçar ve 52 yokuşu kalkışlarını kardeşim Ahmet ile hayranlıkla izlerdik” diyor.

Özgün’ün motor sporlarını işi haline getirme macerası, televizyon programları ile başlıyor. Sırf bunun için üniversitede televizyon ve sinema dalında eğitim alan Özgün, 1995 ile 2006 arasında kardeşleriyle birlikte televizyon programları yapıyor. Ali Özgün, “Hollywood filmlerinde kullanılan tüm özel teçhizatı direkt ormana, ralli parkurlarına, pistlere taşıyorduk. Yaptığımız çekimler dünya ralli takımları tarafından sipariş edilir hale kadar geldi. Yarış otomobillerinin arkasındaki tasarımı, muazzam mühendisliği milyonlara en heyecanlı ve keyifli şekilde yansıtabiliyorduk” diyor.
 
BULGARİSTAN’A MEGA SPEEDCITY AÇIYOR

Ancak, bir gün kötü bir kaza yaşanınca televizyondan soğuyan kardeşler bu heyecanı kimseyi riske atmadan yaşatma kararı alıyor. Levent Korukent’te kurulan ilk Speedcity merkezine giden yola böyle çıkılıyor. Özgün, “Televizyon programlarımızdan öğrendiğimiz eğlendirme anlayışını canlı simülatör yarışlarını sunarak; yayıncılık anlayışını da simülatör network yarışlarını dev ekrandan canlı yayınlayarak entegre ettik. Motorsporları meraklılarını hayatlarında dokunamayacakları yarış araçlarının içine bindirerek yarıştırabileceğimiz fantezi bir mekan yaptık” diyor.

Bugün konsept olarak dünyada ilk olmasıyla övündüğü merkeze giden yolda Özgün’ün çocukluğundan beri arabalara olan tutkusunun payı büyük. Diğer yandan, televizyon programlarıya iç içe olduğu sanatçı ve yarışçıların yerini ise Tornacı Arslan Usta, Fiberci Celal, Karbon-fiberci Evren, Döşemeci Rasim Usta, Kalıpçı Ahmet Usta ve Elektronikçi Burak Ustalar almış. O kadar iyi simülatörler üretiyorlar ki, Formula 1’in lastik üreticisi Pirelli’nin tüm dünyadaki simülatör ve “showcar”ları Speedcity tarafından Kağıthane’de üretiliyor. Speedcity, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in Gorno’daki çiftliğinde bulunan F1 simülatörünün üreticisi payesini de almayı başarmış.

Adım adım dünya markası olmaya ilerleyen Speedcity’nin bu yolculuğunda, Bulgaristan’ın başkenti Sofya’da muazzam bir merkezin içinde 10 bin metrekarenin üzerinde bir Mega Speedcity’nin hayata geçirilmesi ile önemli bir sıçrama gerçekleşecek. Özgün bu konuda iddialı konuşuyor: “Bu mekan bir dünya destinasyonu olacak. ‘Sofya’ya en çok neden gidilir’ sorusuna verilen cevaplar içinde yer alacak bir merkez oluşturacağız” diyor.



HABERİ PAYLAŞ

 
 
 
 
 






BENZER HABERLER

HSBC’nin yeni yol haritası
 
Poliçe fiyatları artar mı?
 
Borç limitlerinin artması tehlikeli mi?

Troy pazarın yüzde 10’una talip
 
Yeni nesil sigortacılığın öncüsü
 
30 bin çiftçi bütçesini yönetecek
Size daha iyi hizmet verebilmemiz için sitemizde çerezler kullanılmaktadır. Giriş yaptığınız andan itibaren çerez kullanımını kabul etmiş sayılacaksınız.  Detaylı bilgi için tıklayın...
 X