Intertech: Denizbank'ın değer kaldıracı

Denizbank'a değer katan Intertech, diğer bankaların da güvenli seyrine yardımcı oluyor.


HABER: KEREM OZDEMİR
  FOTOĞRAF: ARŞİV
15.08.2018
Intertech: Denizbank'ın değer kaldıracı

 

 

 

 

2006’daki Dexıa, 2012’deki Sberbank ve onay süreçleri henüz tamamlanmamış olsa da bu seneki Emirates satışlarında işin içinde olan Intertech Genel Müdürü Ömer Uyar, “Her üç satışta da Intertech’in yarattığı değeri çok net gördüm. Bankacılıkta teknoloji tarafı, altyapı tarafından başlayarak önemli bir fark yaratıyor. Dexia’ya satış sürecinde bu değerlendirildi. Dexia’nın kendi sistemleri mainframe’de, üzerinde adım atamadıkları ve büyük maliyetlerle boğuşmalarına neden olan bir yapıdaydı. Bizim sistemlerimizin yarattığı farkı çok kolay anladılar” diyor. Daha sonraki süreçlerde de farkını koruyan Intertech’in değerinin ve bankaya kattığı değerin anlaşılması sorun olmuyor.

Bilgi teknolojisi bütçesi, yazılıma yapılan harcama ve birim maliyetler gibi soruların yöneltilmesi, satış süreçlerinde değerleme yapılırken doğal bir uygulama oluşturuyor. Uyar, “Açıkçası biz bütçeleri, maliyetlerimizi, esnekliklerimizi, proje sürelerimizi verdiğimiz zaman karşı tarafı bir süre inandıramadık çünkü onların geldikleri dünya bunların gerçekçi olamayacağını düşünmelerine neden oluyor. Sohbet ederek, anlatarak, göstererek ve sunum yaparak anlattığında anlıyorlar” diyor.

Dexia’ya satış sırasında Dexia yönetimi Denizbank’ı satın almalarının üç nedenini bankanın Türkiye’de yer alması, yönetim kadrosu ve üçüncü olarak da teknolojisi olarak ifade ediyor. Sberbank’ta da benzer bir değerlendirme söz konusu oluyor. Uyar, “Emirates’teki süreçte de bu tür değerlendirmelerle karşılaştık. Biz Intertech olarak ticari bir kuruluş olduğumuz için zaten ürünlerimizi geliştiriyoruz, müşteri adayları ile görüşüyoruz, fuarlara katılıyoruz. Bu kapsamda Emirates zaten bizim zaman zaman temasta olduğumuz bir gruptu. Bu satış sürecinde daha önce görüştüğümüz insanlarla da karşılaştık; Intertech ilk defa tanıştıkları bir şirket olmadı” diyor. 

Bunun nedeni Intertech’in şu anda 10 ülkede 50 müşteri ile çalışmalarına devam eden bir şirket olması, bu durumun nedenini oluşturuyor. Bahreyn ve Lübnan’da müşterileri olan Intertech, Dubai’deki finansal teknoloji etkinliklerinden de sık sık davet alması nedeniyle bu ülkede boy gösteriyor. Uyar, Emirates’in teknoloji ekibinin Denizbank’ın teknoloji başarısı ile ilgili olarak Türkiye’yi ziyaret etmişlikleri de bulunuyor. Ekiplerin Türkiye’deki ziyaretleri sırasında ilk duraklarının Denizbank olduğunu söyleyen Uyar, “Biz onlara şubelerin bu işi nasıl yönettiği, dijital kanalların nasıl çalıştığı ve dijital dönüşümün nasıl olduğu konularında güncel teknolojileri aktarmıştık. Bundan çok etkilendiklerini ve esinlendiklerini net olarak söyleyebilirim. Satış tarafında işin iki boyutu var; bunlardan biri teknolojisine hayran kalmak. Bizim elimizde bulunan ve geçen sene kredi kartlarını da eklediğimiz Intervision platformu, içinde dağıtım kanalları, süreç yönetimi, iş zekası, bankacılık, CRM ve kartlı ödeme sistemleri olan koca bir platform oldu. Bunu kime anlatsak etkileniyor” diyor. Bu listenin içindeki FastPay’in kendisinin de marka haline geldiğini unutmamak gerekiyor.
 
Bankanın kullandığı teknolojinin bu şekilde yarattığı etkiye ek olarak Denizbank’taki ticari faaliyet teknoloji işinin farklı bir boyutunu oluşturuyor. Son olarak HSBC’de 20 Nisan’da canlıya alınan önemli dönüşüm projesi, bu ticari faaliyetin son önemli örneğini oluşturuyor. Büyük bir dönüşüm projesi olan bu işle tamamen Intervision platformlarını kullanmaya başlayan HSBC mimarisini daha sade bir hale getirmiş oluyor. 

Intervision, Intertech’in Interbank içinde kurulduğu dönemden gelen köklü ve sürekli gelişen bir platform olarak bankacılık alanında önemli bir dönüşüm aracı konumunda bulunuyor. Bilişim dünyasındaki işletim sistemi gibi tanımlanan platform, Türkiye’ye giren yabancı bir bankanın mevzuat dahil hiçbir şeyle uğraşmadan faaliyetlerine başlamasını sağlayan anahtar teslim bir çözüm. Bankacılığı “tak-çalıştır” ifadesiyle tanımlanabilecek bir hale getiren Intervision, 2001 finansal krizinin ardından bankacılık sisteminin güçlendirilmesi için düzenleyici kurulların oluşturulmasının ardından oluşan dünyanın koşullarının avantajlarını yaşıyor. Bankacılık sektörünün güvenilirliğini sağlamak için çok sık değişen mevzuat ve buna bağlı olarak geliştirilen çok sık raporlama, sistem kontrolleri, şüpheli işlem takibi gibi fonksiyonlar Intervision platformunun değerini artırıyor. Terör, kara para aklama ve suiistimalle mücadele gibi konular da bankacılıkta dijital dönüşümü zorunlu kılan uluslararası etkenler olarak denkleme ekleniyor. 

Intertech’in bu dünyada yarattığı değeri anlamak için 2012’de 17 yıl aradan sonra Türkiye’de açılan ilk banka olan Odeabank’ta Intervision’ın tercih edilmesi ve bu platformun bankanın üç ay içinde anahtar teslim olarak açılacak hale gelmesi oluyor. Bu sürede altyapı, sistem ve uygulama kurulumları, testler, Kredi Kayıt Bürosu, Emniyet Genel Müdürlüğü ve Merkez Bankası ile entegrasyonun tamamlanmasının ardından iş BDDK’nın kontrol için davet edilmesi ve bankanın açılmasına geliyor.  

Intertech bundan önce Burganbank’ın 2013’te satın aldığı Eurobank Tekfen’deki bu projesi ile de dijital platform bankasının mevzuata uyum dahil avantajlarını hayata geçirmişti. Eurobank’a satış aşamasında 2010’da geliştirilen proje, daha sonraki dönemde de işlerliğini sürdürüyor. 15 Temmuz’un ardından mevzuatla ilgili gereksinimlerin artarak sürmesi, dijital platformun ülke pazarındaki gücünün artmasını sağlayan önemli bir etken.

Mevzuat tarafındaki bu hız ihtiyacı, Intertech’in çevik yaklaşımları, kullandığı metodolojiler ve ürünler ile hızlı hareket etmesini sağlayan iş modeli için bulunmaz bir fırsat yaratıyor. 

Uyar, “2010’da ilk müşteri projemiz Eurobank Tekfen’i dokuz ayda devreye aldık. Arkasından ABank’ın dönüşümünü altı ayda yaptık. Odeabank’ı üç ayda açtık. Son açtığımız HSBC, 18 aylık bir projeydi ama biz bunu daha kısa zamanda yapabilirdik. HSBC’nin kapsamlı test süreçleri ve grup onay aşamaları nedeniyle bu sürede gerçekleşti. Bunun ilk altı ayının HSBC’nin paketi incelemesi ve konfigürasyonların üzerinden geçmesi olduğunu belirtmem, süre matematiğini anlamayı kolaylaştıracaktır” şeklinde konuşuyor.

2015’te konuşulmaya başlayan ve 2016 sonunda start verilen proje, HSBC’nin dünyadaki örneklerinden çok daha hızlı gerçekleşmiş durumda. Intervision’ın mevzuat başta olmak üzere Türkiye’deki hızlı değişim dalgalarına iyi ve hızlı bir yanıt vermesi, platformun önemli artılarından biri ancak asıl güçlendiriciyi sağlayan, bankacılıktaki rekabet. 

Sadakat programları ve ürünlerin paket haline sunulması, rekabette önemli bir etkinin yaratıldığı noktalar. Uyar, “Yurtdışında anlattığımızda şaşırıp nasıl yaptığımızı merakla sordukları örnekler söz konusu. Örneğin, brunch satın alan birine ödemesini yaparken slip basılmadan yüzde 30 indirim uygulayıp kredi kartını iade ederken sliple birlikte başka bir mağazadan indirim kuponu basıp verdiğimizi anlattığımda bunu nasıl yaptığımıza yönelik sorular yağıyor. Taksitlendirmenin bile olmadığı ortamlarda faaliyet gösteren bankacılık oyuncuları, bunu hayranlıkla izliyorlar” diyor. Bu hayranlığın nedeni, bu klasik operasyonlarda kupon verilmesi, kupon kodunun girilerek işlem yapılması gibi süreçlerin içine girerek işlem yapmanın çarpıcılığını artırıyor.

Kurumsal tarafta satış yöneticisinin priminin hesaplanması ve ödenmesi konsunda da benzer bir inovasyon örneği, Intertech dijitalleşme çözümlerinin B2B’de yarattığı değişimin gücünü gösteriyor. Bu primler normalde ay içinde yapılan satışlar üzerinden ay sonunda hesaplanıp bir sonraki maaşla hesaba yatıyor. Uyar, “Bizim bir arkadaşımız bugün kredi kartı sattığında bunu anında karnesinde gösteriyoruz. Bu gösterim, satış tutarı ve hesabına yatacak primi kapsıyor. Biz bunu anlık çalıştırmaya başladık. Türkiye’de bu şekilde yapabilen yok çünkü herkes sistemi offline’a (çevrimdışı) kurmuş durumda” diyor. 

Satış verisinin veri ambarına taşınması ve bu veri üzerinde hesaplamaların yapılması ile sonuçların sağlamasını yapmaya dayanan geleneksel sistemler buna izin vermiyor. Uyar, “Günümüzde kimsenin bu tür bekleme sürelerine tahammülü yok” diyor ve ekliyor: “İnsanlar artık sabırsız. Biz şubelerimizin yanında bu mobil dönüşümde öncü olmak istediğimiz için 3 bin çalışanımıza tablet verdik. Üç dört sene öncesinden bu yana bütün portföy yöneticilerimiz tabletle çalışıyor. Burada portföy yöneticisi yaptığı işin karşılığını anında görmek istiyor ve biz de bunu sağlıyoruz” şeklinde konuşuyor. 

Uyar, “Türk insanı anında sonuç görmek istiyor. Bu, satıp satıp ay sonunda karşısında 300 lira gibi bir rakam görmeye göre daha etkili” şeklindeki teorik değerlendirmenin ardından, sahadan elde ettikleri sonuçlar doğrultusunda satış gerçekleştiğinde bundan kendisi için ortaya çıkacak sonucu anında görmenin çalışanı motive ettiğini ekliyor.  

Denizbank portföy yöneticilerinin şubede oturmak yerine müşterilerini ziyaret etmesine dayanan bu mobil iş modeli, dijital onay desteği ile kredi kullandırma başta olmak üzere birçok alanda bir performans çözümü oluşturuyor. Kart teslimatı daha sonra yapıldığı bu sistemle regülasyonun izin verdiği çerçevede dijital onayın kullanılması ve ıslak imzanın da yönetilmesi ile dijital dünyaya uyumlu bir iş modeli hayata geçiyor. Regülasyon, kredi kullandırma ve kart satmaya imkan sağlıyor.

Teknolojinin regülasyonun yanında rekabetin de dinamiğini oluşturduğu bir süreç içindeki etkisi, marka bağımlılığı düşük olan gençlerin kullanım alışkanlıkları ile daha da güçleniyor. Beğenmedikleri bir şeyi anında bırakan gençlerin seçenekleri test etme iştahı, piyasaya çıkan bir ürünün muadilini daha iyi koşullarla sunma yarışını başlatıyor. Bunun yarattığı bir rekabet söz konusu.

Benzer biçimde içeride de çalışanların arasında benzer yaş grubu dinamikleri ile şiddetlenen bir baskı söz konusu. Uyar, “Bu baskılar dijital olmaya ve her işi gerçek zamanlı olarak anlık yapmaya zorluyor. Böyle bir dünya olunca, teknolojik altyapının önemi artıyor. Piyasadaki regülasyon baskısı, dışarıdaki müşteri baskısı ve içeride çalışan baskısı, dijital dönüşümü tetikliyor. Bunu yapamamak ise ciddi sorun anlamına geliyor” şeklinde konuşuyor.       

Uyar, bu kadar baskıdan bahsetse de Intertech’in yeni nesil yaklaşımları benimseyi farklılaşarak baskıyı avantaja dönüştürdüğü görülüyor. Uyar, “Teknoloji altyapısının yeterli çeviklikte olması, teknoloji organizasyonunun talepleri karşılayacak güçte olması başarı için vazgeçilmez koşulları oluşturuyor. Intertech’teki başarı da aslında bundan kaynaklanıyor” diyor. Bu başarının Denizbank’ın satış fiyatına ya da alıcının satın alma kararına etkisi, Uyar’ın başarı tanımlamasının altını dolduruyor. 
 



HABERİ PAYLAŞ

 
 
 
 
 

 

 

 



BENZER HABERLER

Facebook, Asya'daki ilk veri merkezini Singapur'da kuruyor
 
Comparex’de iki yılda 4 kat büyüme
 
İstanbul Yeni Havalimanı ile dünya daha akıllı

Analitik herkes için çocuk oyuncağı olacak
 
Sizin için küçük, güvenlik için büyük adımlar
 
Micro Focus yeni yapısıyla geleceği şekillendirmeye hazır
Size daha iyi hizmet verebilmemiz için sitemizde çerezler kullanılmaktadır. Giriş yaptığınız andan itibaren çerez kullanımını kabul etmiş sayılacaksınız.  Detaylı bilgi için tıklayın...
 X