İBB’nin teknoloji yüzü; İSBAK

İSBAK, 2015 yılında 212 milyon TL’ye yaklaşan cirosunu bir yıl sonra yüzde 60 büyüme oranı ile 338 milyon TL’ye taşıdı.


HABER: Tuğba İskefli
  FOTOĞRAF: Shutterstock
17.07.2017
İBB’nin teknoloji yüzü; İSBAK

İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin (İBB) iştiraki olan İstanbul Bilişim ve Akıllı Kent Teknolojileri A.Ş. (İSBAK), 2015 yılında 212 milyon TL’ye yaklaşan cirosunu bir yıl sonra yüzde 60 büyüme oranı ile 338 milyon TL’ye taşıdı. Fortune 500’ün en hızlı büyüyen şirketlerinden biri oldu. İSBAK’ta 2017 yılı sonu itibarıyla yüzde 50’nin üzerinde büyüme bekleniyor. İSBAK Genel Müdürü Muhammed Alyürük, bu büyemenin arka planını Fortune’a anlattı. 

İBB’nin şehir içinde bakım ve onarım faaliyetlerini gerçekleştirmek için 1986 yılında kurduğu İSBAK, rögar kapağından, tabut üretimine, park ve bahçe bankları imalatından, araç bakım faaliyetlerine, çevre ve temizlik ekipmanları bakımına kadar pekçok faaliyeti gerçekleştirirken yaklaşık 10 yıl sonra vizyonunu değiştirmeye karar veriyor. Ulaşım alanında yerli teknolojilerin üretilmesi, trafik ve sistem mühendisliği ile projelendirme ve uygulama hizmetlerini gerçekleştirerek yoluna devam eden İSBAK, son olarak, Akıllı Şehir Projesi ile şehirde yaşayan insanların hayatlarını nasıl kolaylaştırabileceği ile meşgul.
 
İSBAK ile ilgili biraz bilgi alabilir miyiz? 1996 yılında kurulan Ar-Ge departmanından sonra ne tür önemli geliştirmeler oldu?
İSBAK bünyesinde yaklaşık 250 mühendis ve toplamda 800 kişi ile faaliyetlerimizi sürdürüyoruz. Kadromuzun büyük çoğunluğunu mühendis ve saha operasyonlarımızı gerçekleştiren teknik personelimiz oluşturuyor. Türkiye’nin dışa bağımlı olduğu alanlarda yerli ve milli ürün geliştirme misyonu ile rekabetçi olabilmek ilk hedefimiz.

Türkiye’nin ilk yerli kavşak kontrol cihazı, ilk dijital görüntü nakli, ilk LED’li trafik lambasını ürettik. 2004 yılından beri Akıllı Ulaşım Sistemleri üzerine odaklanarak faaliyetlerimizi bu yöne çevirdik. Türkiye‘nin ilk mobil trafik uygulaması CepTrafik, yine ilk trafik denetleme sistemi ve şirketimizin tescilli ürünü olan EDS bu dönemde gerçekleşti. İBB’nin teknoloji yüzünü temsil ediyoruz diyebilirim. Aralarında Türkiye’nin ilk yerli sinyalizasyon sistemi de olmak üzere pek çok yeniliğe imza attık.  

“Akıllı Şehrin Mimarı” sloganıyla yola çıktığımız ve İBB ile birlikte uygulamaya geçirdiğimiz Akıllı Şehir Projesi ile şehirde yaşayan insanların hayatlarını nasıl kolaylaştırabileceğimizin peşine düşmüş bulunuyoruz. Bir yıl önce başlayan proje, bünyesinde vizyon kent yönetimi, ekonomi, ulaşım, enerji ve altyapı yönetimi, çevre, atık, su yönetimi,  güvenlik, sağlık, erişilebilirlik, bilgi erişimi gibi birçok farklı konuyu barındırıyor. Başarımızın temelinde de bu yeni dönem değişim algısı yatıyor. Akıllı Şehircilik konusunu ana faaliyet alanımıza ekleyerek çözüm üretmeye devam ediyoruz.
 
Sinyalizasyon alanında uzun yıllardır çalışıyorsunuz ve bunun yanısıra trafik tabanlı projeler üretiyorsunuz. Yakın geçmişte hayata geçen projelerinizden bahseder misiniz?
Trafik yönetimi alanında konuştuğumuz Akıllı Şehir uygulamalarının birçoğu İBB öncülüğünde İSBAK ile hayata geçirildi. Bireysel ulaşımda trafik yönetimi ile trafik akışının sürekliliği, yol ağı kapasitesinin etkin kullanılması, trafiğin 7/24 gerçek zamanlı tek merkezden izlenmesi, kontrol edilmesi, yönetimi ve denetimi sağlanıyor.
Vatandaşların güvenli, hızlı, sürdürülebilir bir yolculuk gerçekleştirmesini ve birbirine entegre olabilmiş bir ulaşım ağına ulaşabilmeyi amaçlıyoruz. Pek çok akıllı uygulamayı kullanıma sunduk. Mobilite alanında İBB Cep Trafik, Trafik Yoğunluk Haritası, İBB Navi, alternatif enerji kaynaklarının kullanımı alanında Paylaşımlı Elektrikli Araç Projesi, toplu ulaşımda akıllı durak yolcu bilgilendirme sistemleri, web ve mobil uygulamaların geliştirilmesi alanında Ulaşım Asistanı Projesi , toplu ulaşım güvenlik ve İzleme altyapısı, iTaksi, ücretsiz internet erişimi sağlayan İBB wifi, evde bakım hizmetleri vb. birçok yeni proje hayata geçirilmeye devam ediyor.
 
Görüntü sistemleri ve sinyalizasyon alanlarında neler yapıyorsunuz?
Türkiye’nin ilk IoT (nesnelerin interneti) destekli bulut trafik yönetim sistemini geliştirdik. Geliştirdiğimiz bulut yönetim modeli sadece aynı şehirdeki trafik ışıklarının yönetimini değil, dünyanın herhangi bir yerinde, herhangi bir şehre ait sinyalize kavşakların da tek bir merkezi donanım yatırımı ve alt yapısı kurmadan akıllı trafik yönetim modeline dâhil edilmesini sağlıyor. Sinyalize kavşaklarda araç sayımını gerçekleştiren geleneksel trafik sensörleri yerine IoT teknolojisi ile kavşağın yönetimini, kavşağa ait tüm verileri kablosuz algılayıcılar ile akıllı algoritmalar sayesinde sağlıyor. Sistem sayesinde şehrin dört bir yanındaki binlerce sensörden gelen büyük veri (big data), tek merkezde toplanarak kullanılabilir bilgiye dönüşüyor.
İstanbul’un değişik noktalarına kurulumu yapılan İSBAK’ın geliştirdiği 2 bin 159 adet uzaktan kontrollü ve akıllı sinyalizasyon sistemleri ile trafik yönetilirken; 486 adet radar sensör (trafik ölçüm sistemi), 413 Bluetooth sensör (seyahat süresi hesaplama sensörleri) ve bine yakın trafik kamerası ile trafik anlık olarak izleniyor.
 
 “Akıllı sistemler” adı sizce çok iddalı değil mi? Son yıllarda trafik tabela ve ışıkları oldukça şık bir hal aldı. Fakat “şimdi geçebilirsiniz” sesi dışındaki akıllı özellikler neler? Sürücüler yol boyunca bir kez yakalandıkları kırmızı ışığa tekrar tekrar yakalandıklarını söylerler. Bu konuda da çözümünüz var mı?
Çok genel ifadesi ile “akıllı” kelimesi kendi kendine öğrenen sistemler için kullanılıyor. İçerisinde yapay zeka algoritmaları barındıran bu “akıllı” sistemler, “şimdi geçebilirsiniz” de olduğu gibi ön planda görülmez, arka planda çalışırlar ve gerçek zamanlı olarak süre hesaplarlar. İstanbul’da 2 binin üzerinde sinyalize kavşak var ve bunların tamamı İBB Trafik kontrol Merkezi tarafından canlı olarak kontrol edilebiliyor. Ayrıca yeşil dalga arterlerinde sürücülerin kırmızı ışığa yakalanmaması için o güzergahta yer alan hız limitlerine göre sürüş gerçekleştirmek gerekiyor. Bu hız limitlerine uyulmadığı takdirde kırmızı ışığa ard arda yakalanılması muhtemel bir sonuç.
 
“İstanbul’un teknolojik altyapısını 'akıllı' hale getirmek” tam olarak ne anlama geliyor?
Bu teknolojik altyapı için ayırılan bütçe nedir?
Altyapının akıllı hale gelmesi temel olarak kontrol edilebilir olması, çift taraflı data üretebilmesi, mekânsal veri sağlaması ve gelecekteki ihtiyaçlara da cevap verebilmesi anlamına geliyor. Ne kadar bütçe ayrılacağından çok, akıllı şehirlerin yöntemleri sayesinde yaratılacak yeni ekonomi ve elde edilecek tasarruflar üzerinde duruluyor.
 
Metro çalışmaları da devam ederken bazı hatların sinyalizasyon sorunları nedeniyle birleştirilemediği söyleniyor. Sinyalizasyon sisteminin buradaki etkisi nedir?
Sinyalizasyon sistemleri metro hatlarının güvenli bir şekilde işletilebilmesi için tüm trafiği yöneten sistemlerdir, aslında tüm sistemin beynidir. Trenlerin ne zaman hareket edeceğini, istasyonlarda ne kadar duracağını, hangi trenin hangi seferi yapacağını sinyalizasyon sistemi yönetir. İstanbul Metro A.Ş.’nin yönettiği bu hatlar, farklı zamanlarda projelendirildiği ve Kamul İhale Kurumu (KİK) mevzuatı gereği farklı yükleniciler tarafından inşa edildiği için maalesef farklı sinyal sistemleriyle işletiliyor. Ancak burada tek belirleyici olan sinyalizasyon değil, kullanılan araçlar ve enerji besleme sistemleri de farklı tipte. Bu ana hatların uzatmalarında ise mevcut sistem tedarikçileri ve Metro İstanbul ile sorunsuzca çalışmalara devam ediliyor. "Milli Sinyalizasyon Sistemi" sayesinde yeni hatlarımızı tamamladığımızda Türkiye'de üreteceğimiz trenlerimiz kendi sinyalizasyon sistemimizin kontrolünde hizmet verecek. İstediğimiz aracımızı istediğimiz hattımızda kullanabileceğimiz bir sistem üzerinde çalışıyoruz. 
 
Akıllı sistemlerin üst aklı, İstanbul araç trafik sıkışıklığını kaç yıl içinde çözmeyi planlıyor?
İstanbul’da trafik sıkışıklığının ilacı toplu taşıma sisteminin yaygınlaştırılması ve toplu taşımaya olan talebin artırılmasından geçiyor. Maalesef dünyanın en eski metrolarından biri olan Beyoğlu Tünel Finiküler sisteminden 100 yıl sonra tekrar metro inşaatlarına başladı. Son dönemde 100 yıllık açığı kapatmak üzere İBB’nin hızla metro yatırımlarına ağırlık verdiğini görüyorsunuz. 

 
FORTUNE 500
SIRA NO: 466
NET SATIŞLAR: 337.940.900 TL
FVÖK: 23.080.817 TL
DEĞİŞİM: YÜZDE 59, 7
ÇALIŞAN SAYISI: 731 
 



HABERİ PAYLAŞ

 
 
 
 
 

 

 

 



BENZER HABERLER

Koç Holding'ten 10 Kasım filmi
 
Koç Holding'ten güçlü performans
 
Tüpraş, ABD ile masada

Tüpraş, Londra'da ofis açıyor
 
Fortune Global 500 açıklandı, Koç geleneği bozmadı
 
Setur, seyahat kalitesine odaklandı
Size daha iyi hizmet verebilmemiz için sitemizde çerezler kullanılmaktadır. Giriş yaptığınız andan itibaren çerez kullanımını kabul etmiş sayılacaksınız.  Detaylı bilgi için tıklayın...
 X