Denizden gelen tat: Seaspice

Deniz ürünlerini farklı kültürlerin lezzetleri ve baharatlarıyla yeniden yorumlayan Seaspice, Watergarden AVM'de kısa bir süre önce açıldı.


HABER: BEGUM NUR ALKIŞ
  FOTOĞRAF: HAKAN AYDOĞAN
15.08.2018
Denizden gelen tat: Seaspice

WATERGARDEN ATAŞEHIR’DE yaklaşık dört ay önce açılan Seaspice ambiyansı, müzikleri, denizden gelen lezzetleri ve Watergarden AVM’nin ışık şovları yaptığı havuzuna bakan manzarası ile şık bir mekan. Restorandan içeri adım atar atmaz Türk Sanat Müziği’nin  usta isimlerinden Müzeyyen Senar’ın sesinden nostaljik şarkılar kulakların pasını silmeye başlıyor. Nostaljik Türk ezgilerinin yanı sıra mekanda her hafta cuma-cumartesi günleri canlı müzik konseptinde Rum ezgilerine de yer veriliyor. “Denizden gelen her şey” mottosuyla hizmet veren Seaspice’ın gelecek dönemde başka şubelerinin de açılması düşünülüyor.

Mekanın 150 kişilik  bir kapasitesi bulunuyor. 1217 Design tarafından tasarlanan Seaspice’ın dekorasyonunda, tavandan sarkan ve balık ağlarını anımsatan detaylar dikkat çekiyor. Tavandan sarkıtmalı doğal bitkiler ise doğayla iç içe hissi veriyor. Sahil kasabalarını yansıtan panjurlu kapılar ve çerçeveler, balık derisindeki pulları anımsatan yosun yeşili duvardaki desenler, kahverengi tonlarındaki koltuklar ve mavi tonları mekanı tamamlayan detaylar arasında yer alıyor. Peçetelerin üzerinde mekanın girişinde de bulunan balık figürü yer alıyor.

10 kişilik mutfak ekibiyle Seaspice’ın menüsünde, klasikleşmiş deniz lezzetlerine yeni yorumlar kazandırılıyor. Menüde ayrıca Boğaz’ın günlük balıklarının yanı sıra Gökçeada’dan getirtilen taze kabuklular da yer alıyor.
 
 Zeytinyağı Ayvalık’tan, peynir Çanakkale’den ve ızgara zeytin ise Akhisar’dan geliyor. Sezonunda malzeme kullanmaya özen gösteriliyor. Seaspice’ın Executive Şefi Melda Farımaz, “Şimdi bamyanın sezonundayız. Kızarmış bamyayı mutlaka bir balık tabağına koyarım” diyor. Balık çorbası (24 TL), cevizli ahtapot ızgara (30 TL), dülger balığı (160 TL/kg), levrek arancini mutlaka denenmesi gereken lezzetlerin başında geliyor.

Seaspice lezzetlerinden cevizli ızgara kalamar (19 TL), Kırşehir’in kaman ceviziyle süslenerek, Ayvalık’ın özel soğuk sıkım zeytinyağı ve soya sosuyla marine edilerek hazırlanıyor. Levrek arancini levreğe sarılı panelenerek, içerisine kuru üzüm, dereotu konuluyor. Zahter, Urfa pul biberi, kimyon ve zerdeçal gibi farklı baharatlarla zenginleştirilerek pişiriliyor. Paelle, Gönen’in baldo pirinci, safran, zerdeçal ve balık suyu ile harmanlanıp, pişirilerek içerisine deniz mahsulleri eklenerek servis yapılıyor. Deniz mahsulleri linguini Çanakkale’den gelen deniz mahsulleri ile harmanlanarak, taze sebzelerle sote ediliyor. Izgara kılıç balığı (160 TL/ kg) baharatlı havuç püresi ve ayva püresiyle ızgara ediliyor. Maydanoz, dereotu ve Ayvalık’ın soğuk sıkım zeytinyağıyla servis ediliyor. Girit ezmesi (15 TL), Tire’nin üç çeşit peyniri, zeytinyağı ve Gaziantep’in fıstığıyla harmanlanıyor. Cibes (13 TL), közlenmiş kapya biber, Çanakkale’nin Ezine peyniri ve ceviz sosu ile sıcak veya soğuk olarak servis ediliyor.

Seaspice menüsü Şef Melda Farımaz önderliğinde hazırlanıyor. Kariyerinde yemek bu kadar ön planda olmasaydı, ressam olmak isteyen Farımaz kariyerini lise yıllarında dil eğitimini ilerletmek için Londra’ya giderek şekillendirmeye başlıyor. Farımaz, “O dönem yemek benim için hobiydi” diyor. Üniversite eğitimini de burada tamamlayan Farımaz, okul yıllarında oda arkadaşlarına ve profesörlerine kendi için hazırladığı yemeklerden ikram etmeye başlıyor. Profesörünün “Yaptığın yemekler gerçekten lezzetli, bu konu ile ilgili eğitim almalısın” tavsiyesi Farımaz’ın kariyerinde bir kırılma noktası oluyor. Tavsiye üzerine “dünyadaki en iyi şefler kim, bu isimlerle nasıl çalışabilirim, hangi okula gitmeliyim” üzerine araştırmalara başlayan Farımaz, New York’a giderek burada Eleven Madison Park’ta Şef Daniel Humm ile çalışmaya başlıyor.
 
Daha sonra San Francisco’ya giderek California Culinary Academy Le Cordon Bleu Culinary Art’ta eğitim alan Farımaz kariyeri boyunca Eleven Madison Park, Ouince, Gordon Ramsay Cambridge Hotel, Gramercy Tavern, Auberge du Soleil ve Pied a`Terre gibi pek çok Michelin yıldızlı restoranda ve Melissa Perello, Richard Reddington, Thomas Keller, Gordon Ramsay, Christopher Kostow, Marco Pierre White gibi dünyaca ünlü şeflerle birlikte çalışıyor. Yurtdışında geçen 16 yılın sonunda Türkiye’ye dönen Farımaz, geçirdiği süreç içerisinde yaşadığı bir anısını paylaşıyor.

Farımaz, Kaliforniya’daki  Redd Wood restoranda çalıştığı dönem Victoria- David Beckham çiftine yemek hazırlıyor. Victoria Beckham’ın o gün sadece haşlama balık ve brokoli yediğini söyleyen Farımaz iki ay sonra ise Beyonce ve Jay Z’ye yemek hazırlıyor.



HABERİ PAYLAŞ

 
 
 
 
 

 

 

 



BENZER HABERLER

Akıllı telefon ajan mı hizmetkar mı?
 
BRICA, İstanbul'da zirve yaptı
 
Eti Bakır'dan katma değer yatırımı

Akıllı otomotiv kırılma noktasında
 
İkinci kuşakta sıfırdan motorcu oldular
 
Apple yaşlandı mı?
Size daha iyi hizmet verebilmemiz için sitemizde çerezler kullanılmaktadır. Giriş yaptığınız andan itibaren çerez kullanımını kabul etmiş sayılacaksınız.  Detaylı bilgi için tıklayın...
 X