ABD Ekonomisinde iniş zamanı mı?

Amerikan iş dünyası balo havasında ama uyarı sinyalleri ne oluyor?


HABER: GEOFF COLVIN
  FOTOĞRAF: ARŞİV
6.09.2018
ABD Ekonomisinde iniş zamanı mı?

AMERİKAN İŞ DÜNYASI BALO HAVASINDA AMA UYARI SİNYALLERİ NE OLUYOR?
İyimserlik yaz güneşi gibi parlıyor. Amerika’nın büyük şirket CEO’ları güven dolu; Haziran ayında gelir ve buna paralel yatırım tahminlerini marttaki açıklamalarına göre yukarıya doğru revize ederken, Business Roundtable’ın onları gözlemlediği 15 yıllık sürede ilk defa her zamankinden daha fazla kendilerinden emin gözüküyorlar. CFO’lar da aynı derecede coşkulular. Deloitte’ın sekiz yıldır düzenlediği ankette, Kuzey Amerika ekonomisiyle ilgili pozitif algıları kısa süre önce en yüksek noktaya çıktı. Öte yandan, National Federation of Independent Business’in raporuna göre, küçük işletme sahipleri de son 30 yıldır ilk kez bu derece iyimserler. Ez cümle, Amerikan iş dünyası balo havasında; konfetiler uçuşuyor, disco topları dönüyor, şampanyalar patlıyor...
Tabii ki partinin tam ortasında, insanlar çılgınca dans ederken birdenbire fişi çekip, müziği susturmak hoş olmaz; bizim bunu yapmayacağımızdan emin olabilirsiniz. Analistler, temmuz ayı ortaları itibariyle ikinci mali çeyrek için göz kamaştırıcı bir GSYİH artışı bekliyorlardı ve ABD ekonomisinin de en az birkaç mali çeyrek daha çarpıcı bir şekilde büyümeyi sürdürmesi sürpriz olmayacaktır, işsizlik tarihte benzeri görülmemiş derecede düşük ve daha iyi iş beklentileri de daha fazla çalışanı istihdam pazarına çekmekte. Endişe yok, iş dünyası liderleri kendilerinden emin.
Ancak ekonominin gücüyle ilgili bütün bu göstergeler sönüp gitmeyecek ve göz ardı edilmemesi gereken temel gerçekleri maskeliyor. Mevcut ekonomik büyüme başlangıç noktasından çok, sona daha yakın; nitekim durgun borsa gibi biriken işaretler bu görüşü destekliyor. Kaygılar şimdiden uzun vadeli faizlerin yükselmesi için baskı oluştururken, varlık değerleri açısından bu iyi bir haber değil. Ticaret savaşının etkileriyle ilgili belirsizlik pek çok şirketin eyleme geçmesini ertelerken, potansiyel yatırımları da durduruyor. Nitekim disco toplarının geçişine bakın, ekonomik uyarı sinyallerini her yerde göreceksiniz. Ekonomide eninde sonunda ciddi bir yavaşlama ya da hatta resesyon görülecek ve belki de bu durum düşündüğünüzden çok daha hızlı bir şekilde ortaya çıkacak. Her zaman olduğu gibi. 

MEVSİMSEL DEĞİŞİM GELİYOR
Önce bariz olanla başlayalım: Ekonomiler döngüleri izler. Mevsimlerden, aydan ya da okyanus gelgitlerinden farklı olarak, iş döngüsünün zamanlamasını kestirmek hiçbir zaman kolay değildir. Ancak bir noktada, ekonomik faaliyet geçici olarak pik noktaya ulaşıyor, ardından küçülmeye başlıyor, dibe vuruyor ve tekrar büyümeye başlıyor. Büyüme mevsiminin sonuna gelindiğine dair tanıdık bir işaret ise, ironik bir şekilde, ekonominin aşırı ısınması; bir tür pastırma yazı gibi düşünebiliriz: Şirketler fabrikaları uzun vadeli sürdürülebilir olanın ötesinde daha fazla üretime, işçileri ise daha fazla mesaiye zorluyor. Talep o kadar güçlü ki, enflasyon artmaya başlayarak belli başlı merkez bankalarını faiz oranlarını artırmaya zorluyor ve bu da hisse fiyatları dahil varlık değerlerinin daha düz bir çizgi izlemesine ya da değer kaybetmesine yol açıyor. Dünyanın en büyük hedge fonu Bridgwater Associates’in CEO’su Ray Dalio şöyle yazıyor: “Bundan dolayı güçlü ekonomilere hisse ve diğer varlık değerlerinde kaybın eşlik etmesi sıra dışı bir durum değil.”
İşte tüm bunlar şimdi yaşanıyor: Kongre Bütçe Ofisi bu yıl, ekonominin aşın ısınmaya başladığını, uzun vadeli sürdürülebilir potansiyelinden daha fazla üretmesinin buna yol açtığını kaydetti. Ofis mayıs ayındaki tahmininde ücretler arttıkça, istihdam pazarından ayrılanların tekrar işe döneceklerine dikkat çekti ve evet, haziran ayında gerçekten tam da bu oldu. İstihdam piyasası doruk noktasında; çalışanların güven duygusu o kadar yüksek ki, son 17 yıldır ilk kez bu kadar fazla sayıda çalışan kendi isteğiyle işinden ayrılıyor. Bu arada, işverenler de iyi elemanları çekmek ve işte kalmalarını sağlamak için muhtemelen ücretleri artıracaklar ve bu da, şirket kârlarını doğrudan etkileyecek.
Kongre Bütçe Ofisinin tahminlerine göre, yukarıya doğru giden enflasyon ve faiz oranları daha da artmaya devam edecek.
Dalio, bütün bu faktörlerin birleşmesiyle iş döngüsünün “son evresinde olduğumuzun bilincindeyiz” diyor.
Tarihsel olarak ifade etmek gerekirse, bu noktaya varmanın bu kadar uzun sürmesi bir anlamda ilginç. Amerika’nın halihazırdaki büyümesi tam tamına 110 aylık (son resesyonun ardından toparlanma dönemi dahil) ve bu da uzun sürelilik bakımından mucize anlamına geliyor; 110 yaşım aşmış bir kişinin ömrüyle karşılaştırılabilir bir durum. Ulusal Ekonomik Araştırma Bürosu’nun analiz yapmaya başladığı 164 yıldır ikinci en uzun büyüme döngüsüne tanık oluyoruz; ortalama büyüme en çok 39 aydır. Bundan önceki, süre olarak rekor kıran büyüme 120 ay sürmüştü (1991-2001).
Uzun süreli olma, genişlemeye mutlaka bıçak saplama anlamına gelmiyor; ancak bu sürece eşlik eden bir şey var: Bazı şeyler parçalanmaya başlarsa bir bütün halinde parçalanır. Gerontologlar bu eş zamanlı ve sıklıkla iç içe geçmiş patolojileri “ek hastalıklar” olarak tanımlar. Ve bu ekonomide de, tam da deri altında, bunlardan çok varmış gibi gözüküyor.